Gerçek Mü’min Kimdir?-2

  • Yazının Tarihi: 2 Ocak 2018
  • Yazar: Muhammed Gül
  • Bu yazı 960 defa okundu.
  • Yazıyı Sosyal Medyada Paylaş:
  • Googleda Paylaş
  • Twitterda Paylaş
  • Facebookta Paylaş

En son yazımızda gerçek mü’mini anlamaya çalışmıştık ve Enfal Sûresi’nin 2, 3 ve 4.ayetlerini vermiştik.

8 / ENFAL – 2 : İnnemel mu’minûnellezîne izâ zukirallâhu vecilet kulûbuhum ve izâ tuliyet aleyhim âyâtuhu zâdethum îmânen ve alâ rabbihim yetevekkelûn(yetevekkelûne).
Gerçek mü’minler onlardır ki; Allah zikredildiği zaman kalpleri titrer (cezbelenir). Ve onlara Allah’ın âyetleri okunduğu zaman onların îmânlarını arttırır ve Rab’lerine tevekkül ederler.

8 / ENFAL – 3 : Ellezîne yukîmûnes salâte ve mimmâ razaknâhum yunfikûn(yunfikûne).
Onlar namazlarını ikame ederler (kılarlar) ve rızık olarak verdiğimiz şeylerden infâk ederler.

8 / ENFAL – 4 : Ulâike humul mu’minûne hakkâ(hakkan), lehum derecâtun inde rabbihim ve magfiretun ve rızkun kerîm(kerîmun).
İşte onlar gerçek mü’minlerdir. Onların Rab’lerinin yanında dereceleri vardır. Ve onlar için mağfiret (günahların sevaba çevrilmesi) vardır ve kerim bir rızık vardır.

Ve gerçek mü’minlerin ayetleri dinleyen olarak ele alınmıştı. O halde” kimden dinlemeli?” sorusuna cevap arayalım.

Allahû Teâla, iki yoldan sözeder.

2 / BAKARA – 256

Lâ ikrâhe fîd dîni kad tebeyyener ruşdu minel gayy(gayyi)..

Dînde zorlama yoktur. İrşad yolu (hidayet yolu; Allah’a ulaştıran yol), gayy yolundan (dalâlet yolu; şeytana, cehenneme ulaştıran yoldan) açıkça (ayrılıp) ortaya çıkmıştır…

 

Rüşd yolu ve Ğayy yolu. Yani Allah’ın yolu ve şeytanın yolu. Rüşd yolu, irşada götürür. İrşada ulaşmak üzerimize farz kılındı.

2 / BAKARA – 186

Ve izâ seeleke ıbâdî annî fe innî karîb(karîbun) ucîbu da’veted dâi izâ deâni, fel yestecîbû lî vel yu’minû bî leallehum yerşudûn(yerşudûne).

Ve kullarım sana, Benden sorduğu zaman, muhakkak ki Ben, (onlara) yakınım. Bana dua edilince, dua edenin duasına (davetine) icabet ederim. O halde onlar da Bana (Benim davetime) icabet etsinler ve Bana âmenû olsunlar (Bana ulaşmayı dilesinler). Umulur ki böylece onlar irşada ulaşırlar (irşad olurlar).

 

Kim teslim olmak isterse bu ancak Allah’ın yoluna (rüşd yolu) girmekle mümkündür. Yani irşad edecek birini aramalıdır.

72 / CİN – 14

Ve ennâ minnel muslimûne ve minnel kâsitûn(kâsitûne), fe men esleme fe ulâike teharrev reşedâ(reşeden).

Ve gerçekten bizden, (Allah’a) teslim olanlar da var ve bizden kasitun (kalpleri kasiyet bağlamış) olanlar da var. Artık kim (Allah’a) teslim olmuşsa (ruhunu teslim etmişse) işte onlar, irşad olmayı (nefsin ve iradenin teslimini) arayanlardır (dileyenlerdir).

 

İnsanları irşad etmekle görevlendirilen kişi Allah’ın bir Velisidir.

18 / KEHF – 17

…men yehdillâhu fe huvel muhted(muhtedi), ve men yudlil fe len tecide lehu veliyyen murşidâ(murşiden).

…Allah, kimi Kendisine ulaştırırsa, işte o hidayete ermiştir. Ve kimi dalâlette bırakırsa (kim Allah’a ulaşmayı dilemezse) artık onun için velî mürşid (irşad eden evliya) bulunmaz.

 

Mürşid, irşad etmekle görevlendirilen kişidir. İnsanlara hidayeti anlatmak ve yaşatmakla görevlendirilmiştir.

32 / SECDE – 24

Ve cealnâ minhum eimmeten yehdûne bi emrinâ lemmâ saberû ve kânû bi âyâtinâ yûkınûn(yûkınûne).

Ve onlardan, emrimizle hidayete erdiren imamlar kıldık ve sabır sahibi oldukları ve âyetlerimize (Hakk’ul yakîn seviyesinde) yakîn hasıl etmiş oldukları için.

 

Kim Allah’a dost olmak istiyorsa, yani gerçek mü’min olmak istiyorsa Mutlaka Allah’tan bunu istemelidir. Yani Allah’a teslim olmayı, Allah’ın bir dostu (velisi) olmayı hacet namazı kılarak Allah’tan istemelidir. Mürşid, kişinin Allah’a ulaşmasında bir vesiledir.Ve vesile sadece Allah’tan istenir.

5 / MAİDE – 35

Yâ eyyuhellezîne âmenûttekûllâhe vebtegû ileyhil vesîlete ve câhidû fî sebîlihi leallekum tuflihûn(tuflihûne).

Ey âmenû olanlar (Allah’a ulaşmayı, teslim olmayı dileyenler); Allah’a karşı takvâ sahibi olun ve O’na ulaştıracak vesileyi isteyin. Ve O’nun yolunda cihad edin. Umulur ki böylece siz felâha erersiniz.

 

Vesile, Allah’a ruhun ulaşmasında, fizik vücudun, nefsin ve iradenin Allah’a teslim olmasında rehberlik yapar. Kişiyi  bu konularda irşad eder (mürşid).

Mürşid aynı zamanda her an Allah’ı zikrettiği için  ehli zikirdir.

3 / AL-İ İMRAN – 191

Ellezîne yezkurûnallâhe kıyâmen ve kuûden ve alâ cunûbihim …

Onlar (ulûl elbab, lüblerin, Allah’ın sır hazinelerinin sahipleri), ayaktayken, otururken, yan üstü yatarken (daima ) Allah’ı zikrederler…

 

İnsanlar bilmediklerini zikir ehline (mürşidine) sorarak öğrenmelidir.

21 / ENBİYA – 7

Ve mâ erselnâ kableke illâ ricâlen nûhî ileyhim fes’elû ehlez zikri in kuntum lâ ta’lemûn(ta’lemûne).

Ve senden önce, vahyettiğimiz rical (erkekler)den başkasını göndermedik. Eğer bilmiyorsanız, zikir ehline (daimî zikrin sahiplerine) sorun.

 

Mürşid, kur’an ayetleriyle insanlara dinlerini öğretir. Bunun için hak (gerçek) mümin, ayetleri dinleyerek imanını arttırır.

8 / ENFAL – 2

İnnemel mu’minûnellezîne izâ zukirallâhu vecilet kulûbuhum ve izâ tuliyet aleyhim âyâtuhu zâdethum îmânen ve alâ rabbihim yetevekkelûn(yetevekkelûne).

Gerçek mü’minler onlardır ki; Allah zikredildiği zaman kalpleri titrer (cezbelenir). Ve onlara Allah’ın âyetleri okunduğu zaman onların îmânlarını arttırır ve Rab’lerine tevekkül ederler.

 

O halde gerçek müminlerden olmak için harekete geçmeli, Allah’a teslim olmayı (ruh, beden, nefs ve iradenin teslimi) Allah’tan dilemeli ve kim bize vesile olacaksa O kişiyi hacet namazı kılarak Allah’tan istemelidir. Allah ile kalın, mutlu kalın.

 

Hacet namazı

Hacet namazının perşembeyi cumaya bağlayan gecelerde veya kandil gecelerinde kılınması asıldır. Ama bütün gecelerde kılınabilir. Önce boy abdesti alınır. Sonra hacet namazına niyet edilir.
Namazda aşağıdaki âyetler okunur:

1. Rekâtta: Subhaneke + Fatiha + 3 Âyetel Kürsî
2. Rekâtta: Fatiha + Ihlâs + Felâk + Nas.
Rekâtin sonunda : Ettehiyyâtü
3. Rekâtta: Subhaneke + Fatiha + Ihlâs + Felâk + Nas.
4. Rekâtta: Fatiha + Ihlâs + Felâk + Nas.

Namaz tamamlandıktan sonra Allah’tan hacet neyse o istenir. Allah’tan mürşid istemek için bu namaz kılındıysa mürşid istenir.

Bu namazdan sonra hiç konuşmadan yatmak gerekir. Yatarken kıbleyi sağa alacak şekilde yatak kurulur. Vücudun ön cephesi kıbleye çevrilerek yanüstü yatılır, 3 Âyetel Kürsî okunur ve Allah’tan mürşid istenir. Eğer kisinin haceti mürşid değil de başka bir hedefe ulaşmaksa (zahirî veya batınî bir hedef olabilir) o hedefe ulaşmak istenir. Sessiz zikir (hafî zikir) bu istekten sonra baslar. Yanüstü yatıldığı için sağ kulak yastığa gelecektir. Baş biraz sağa, sola oynatılarak kulakta kalbin atışlarının, basınç sebebiyle rahatça duyulacağı pozisyona gelinir. Ve kalbin her çift atışında “Allah, Allah” diyerek kisi Allah’ı zikr-i hafî ile (yani sessiz olarak) içinden zikredecektir.
Eğer ilk namazdan sonra yatıldığında bir şey görülmez ise tekrar tekrar, her perşembeyi cumaya bağlayan gece namaza devam edilmelidir. Her gece de kılınabilir.

Bir Yorum Yazın