“Cüzzam kronik bir hastalıktır”

  • Haberin Tarihi: 1 Şubat 2018
  • Bu haber 270 defa okundu.
  • Bu Haberi Sosyal Medyada Paylaş:
  • Googleda Paylaş
  • Twitterda Paylaş
  • Facebookta Paylaş
“Cüzzam kronik bir hastalıktır”

Mardin Sağlık İl Müdürlüğü Cüzzam günü nedeniyle hastalık hakkında açıklamalarda bulundu.
Konu ile ilgili açıklamalarda bulunan Sağlık İl Müdürü Dr. Saffet Yavuz, Cüzzam, “Mycobacterium leprae” isimli basil tarafından oluşturulan, kronik bir enfeksiyon hastalığı olduğunu söyledi.
Hastalık öncelikle çevresel sinirleri ve deriyi etkilediğini belirten Yavuz” Cüzzam; yol açtığı fonksiyon kayıpları, sosyal damgalanma ve dışlanma gibi etkileri nedeniyle özel bir sağlık problemidir. 1980’li yılların başlarından bu yana yapılan etkili kampanyalar ve tedavide birden fazla ilacın birlikte kullanılması ile 16 milyondan fazla hasta tedavi edilmiş ve hasta sayısı önemli ölçüde azalmıştır. Dünyadaki cüzam hastalarının çoğu Güneydoğu Asya, Afrika ve Batı Pasifik bölgesindendir. 2012 yılında dünyada yeni tanı alan hasta sayısı 232.857 kişi bu hastalığın pençesinde yaşıyor.”dedi

Hastalığın bulaşma yolları
Lepra basilinin tek kaynağı insan olduğunu ifade eden Dr. Yavuz hastralıkla ilgili şu bilgileri verdi.” Ağız ve burun salgıları ile yakın ve uzun süreli temas sonucu damlacık enfeksiyonu ile bulaşır. Çocuklar hastalığa karşı daha duyarlıdır. Basil çok yavaş çoğalır. Kuluçka süresi 3-12 yıl arasında değişir; ortalama 2-4 yıldır. Belirtilerin görülmesi bazen 25 yılı bulabilir.”

Hastalığın belirtileri
Yavuz” Cüzzam hastalığı belirtileri ise Hafif deri belirtisinden, geniş yayılımlı çevresel sinir sistemi, göz, kemik, adale ve diğer dokuların tutulduğu, şekil bozuklukları ve sakatlıkların geliştiği bir tabloya kadar değişir. Cüzam pek çok deri ve sinir hastalığını taklit eder. Hastaların büyük bir kısmında lepra tanısı basit muayenelerle konabilir. Ailesinde lepra hikâyesi olan kişilerde de tanı kolaylıkla konulabilir.Basil çıkaran tipte burun ve deriden alınan örneklerin incelenmesiyle tanı konur.” İfadelerini kullandı.

Tedavisi
Lepra karaciğer tutulumu ve reaksiyonel evrede görülen böbrek tutulumu (glomerulonefrit) dışında hayatı tehdit eden bir hastalık olmadığını anlatan Yavuz” Hastaların büyük kısmı toplumdaki diğer ölüm nedenleriyle kaybedilirler. Cüzzam, erken tanı konulduğunda tedavisi kesin olarak yapılabilen bir hastalıktır. Erken tanı ve tedavi ile kalıcı sakatlıkların oluşması önlenebilir.Tedavide, Dünya Sağlık Örgütü’nün uyguladığı çok ilaçlı tedavi (Multi Drug Therapy=MDT) protokolü uygulanır. Ülkemizde ve dünyada bu tedavisi ücretsiz olarak yapılmaktadır.”

Ülkemizde bu hastalğın durumu
Ülkemizde Lepra hastalığı bildirimi zorunlu bulaşıcı hastalıklar kapsamında olup halen “Lepra Eradikasyon Programı” uygulandığını kaydeden Yavuz şöyle devam etti.” DSÖ lepra için eliminasyonu, hastalık prevalansının 10.000’de 1 vakanın altına indirilmesi olarak tanımlamış olup, ülkemizde de hastalık prevalansı 10,000’de 1 vakanın altındadır.
Ülkemizde 2014 yılında kayıtlı lepralı hasta sayısı kümülatif olarak 1044olarak saptanmıştır. 2014 yılında6 yeni vaka tespit edilmiştir. Lepra hastalarının tedavi ve takipleri deri ve zührevi hastalıklar kliniklerinde yapılmaktadır. Ayrıca Deri ve Tenasül Hastalıkları Dispanserinlerde lepra hastalarının takiplerini yapmaktadır. Hastalığın tedavisinde kullanılan ilaçlar Sağlık Bakanlığı tarafından ücretsiz karşılanmaktadır.” Diye konuştu.

Anahtar Kelime:

Bir Yorum Yazın