Mardinspor’un Efsane İsmi Ali Kaptan: “Futbolu zevk için oynardık”

  • Haberin Tarihi: 23 Nisan 2018
  • Bu haber 510 defa okundu.
  • Bu Haberi Sosyal Medyada Paylaş:
  • Googleda Paylaş
  • Twitterda Paylaş
  • Facebookta Paylaş
Mardinspor’un Efsane İsmi Ali Kaptan: “Futbolu zevk için oynardık”

Kalespor´da başladığı futbola, çamurlu sahalarda 7 yıl aralıksız top koşturan ve kaptanlıkta futbolu noktalayan Ali Kumaç, futbol yaşamı boyunca 50 lira taltif pirimi aldı.


Mardinspor’un efsane isimlerinden Ali Kumaç, aylardır söyleşi teklifimizi “bakalım” deyip geçiştirdi. Her karşılaştığımızda, “hala bakamadın mı Ali Kaptan” der gibi bakıyordum.
Ve Ali Kaptan, son karşılaşmamızda ne soracaksan sor! Ama zor olmasın sorular deyip güldü. Ali Kaptan, oturduğumuz masada sorulara başlamadan, hüzünlü bir tavır aldı. Geçmişin derinliklerine dalar gibi oldu. Bir sağa bir sola baktı ve “eee! Başlayalım mı artık “ dedi.
Konuşacağımız konu belli olmasına rağmen ben de, Ali Kaptan kadar değilse de duyacaklarımı, geçmişe dönük futbol hakkında duyacağım kahramanlık, fedakarlıkları, bel ki de ilkellikleri düşünüyordum.
Ali Kaptan 1965 Yılında Futbola başladı. O zamanlar Kalespor, Mardin’de en güçlü futbolcuları bünyesinde barındırıyordu.

Ali Kaptan Futbola nasıl ve nerede başladın?
Ali Kumaç: Askere gitmeden önce, 1965 yılında, dönemin en güçlü takımı olan Kalespor´da futbola başladım. 2 yıl boyunca aynı takımda top koşturdum. Daha sonra Mezopotamya sporda oynadım. 1967 yılında Mezopotamyaspor Futbol takımı şampiyon oldu.
O zamanlarda futbolu zevk için oynardık. Para falan almazdık. Mezopotamyaspor şampiyon olunca bana da asker yolu göründü.

Askerlikle birlikte futbol son mu buldu?
Ali Kumaç: Futbol askerliğimi kolaylaştırdı. Askerlikte futbol sayesinde rahat ettim. Askerlik süresince İstanbul Hava Gücü takımında İstanbul Amatörleri ile top oynadım. İstanbul amatör gücündeki futbol yıllarımda çok şey öğrendim. Deneyimlerim arttı. Yeni bir başlangıç için temel gibi oldu.

Askerlik bitince futbola dönüş nasıl başladı?
Ali Kumaç: 1969 yılında teskere alınca, Mardin´e geri döndüm. Mardinspor o dönemde kuruldu. Daha önce Kalesporda ve Mezopotamyaspor da top koşturduğumuz arkadaşlarım takımda oynuyordu. Mardinspor’da başladım top oynmaya.

Takım arkadaşlarım derken, kimler vardı?
Ali Kumaç: Mardinde en iyi top oynayan isimler vardı. Takım kaptanı, namı diğer kol kıran Hanna, Hanna Çilli, Beton Suphi (Suphi Çilli), Dözer Muho, Münir Hindo, Kaleci Besim, İbrahim Harara, Necim Tülay gibi Mardinsporda ün yapmış futbolcular vardı. Takım taş gibiydi.

Kaptan lakap mı, yoksa takım kaptanlığı mı yaptınız?

Ali Kumaç; Rahmetli Hanna Çilli takım kaptanıydı. Futbolu bırakınca, yöneticiler ve arkadaşlarım beni uygun gördü. Mardinsporun kaptanlığını yapmaya başladım. Bu arada bana Erzurumspor´dan, Kırıkkalespordan transfer teklifleri geldi. Mardin´den uzaklaşmak istemedim. Belediye´de işe başlayınca, transfer defterini tamamen kapattım.

Mardinsporda oynarken para alıyor muydunuz?
Ali Kumaç: Yerliler zevk için top oynardı. Dışarıdan transfer edilen futbolculara bir miktar para verilirdi. Boğaz tokluğuna futbol oynardık. Maçlara çıkmadan birkaç saat önce lokantaya giderdik. Genelde bol sulu haşlama yerdik. Sonra bir kramponumuz olurdu. Çivileri ayaklarımızı parçalıyordu. Para yok, pul yok. Saha çamur, beslenme kötü. Ama futbol kaliteliydi. Sahaya çıktığımızda ruhumuzu ve gücümüzü ortaya koyardık. Şike, maç satma yoktu bizim kitabımızda, varsa yoksa iyi oynamaktı, alkış almaktı hedefimiz. Çarşıya çıkarken göğsümüzü gere gere gezerdik. Esnafın bize ilgisi büyüktü, bize verdiği değer yüksekti. O duygu ne para ne pulla alınır.

Takımın geliri neydi? Kim finanse ediyordu?
Ali Kumaç: Mardinspor o zaman herkesin takımıydı. Esnaflar, sanatkarlar, Mardin´de yaşayan herkes takımı tutuyor ve destekliyordu. Yöneticiler paraya ihtiyaç duydukları zaman ellerinde yardım makbuzları esnafı dolaşırdı. Genel de mutlu dönerlerdi, tahsilattan.

Mardinspor’da unutamadığın anıların var mı?
Ali Kumaç: Sebat Gençlik ile karşılaşmamız vardı. Sebat Ggençlik Sporun kalecisi Şenol Güneşti. Turan Ağalday hocamız, Sebat’ın toplama ve güçlü bir takım olduğunu, dikkat etmemizi söyledi. Bizi 2-0 yendiler. Çok üzülmüştük.
Kulüp başkanımız o dönemin YSE Müdürü Davut Dinçer idi. Sebat´a yenildiğimiz maçta ben 50 lira pirim ile ödüllendirildim.
Yönetim, “takım olarak yenildik, ama sen çok iyi oynadın” dedi ve bana 50 lira ödül verdi. Büyük paraydı. Yenilgiye üzülmüş, ödüle de sevinmiştim.

Bugünkü Futbolu nasıl görüyorsun?
Ali Kumaç: Bu günkü imkanlar çok güzel. Futbol okulları, kramponlar, çim sahalar, bol malzeme, iyi teknik adamlar var. Kaliteli futbolcular da yetişiyor. Bizim böyle imkanımız olsaydı neler yapardık diye düşünüyorum. Bugün futbol tamamen para işine döndü. Transferlerde büyük paralar var. Para bazen ruhun önünü kesiyor. Futbol piyasası, borsası oluştu. Menajerler, şan, şöhret ve para bozar adamı. Bizim zamanımızda futbol zevk için oynanırdı..
Ali Kaptanın geçmişe dönük anlatacağı çok şey var. Kim bilir ne sevdaları ne dostlukları geride bırakmış bu günlere gelirken.
Eh! Dile Kolay 72 yıla sığdırılacak o kadar çok şey var ki!
Ali Kaptanla el sıkışıp ayrılırken, yanlış şeyler yazma ha! diye uyarıyor.
Mardinsporda top koşturmuş bir başka efsanenin hikayesinde buluşmak dileğiyle.
Ali Kaptan teşekkürler…

Anahtar Kelime:

Bir Yorum Yazın