28 Şubat ve Mağdurları

  • Yazının Tarihi: 1 Mart 2019
  • Yazar: Vehap ERdoğan
  • Bu yazı 208 defa okundu.
  • Yazıyı Sosyal Medyada Paylaş:
  • Googleda Paylaş
  • Twitterda Paylaş
  • Facebookta Paylaş

Türkiye cumhuriyet ve siyâset tarihine kara bir leke olarak geçen 28 şubatın üzerinden 22 yıl geçti.
Tarihler 28 Şubat 1997’yi gösterdiğinde Türkiye demokrasisi dördüncü kez asker tarafından sekteye uğratılmaya çalışılmıştı.
Bin yıl süreceği iddia edilen ve tarihe ‘post-modern darbe’ diye geçen süreçte binlerce kişi mağdur edildi.
Ama ’28 Şubat post-modern darbesi’ bırakın bin yılı on sene bile sürmedi.
O dönemde yaşanan bütün sıkıntıların asıl tetikleyici olayı Başbakan Erbakan’ın Libya ziyaretinde Kaddafi’nin sarf ettiği sözler olarak belirtilmişti.Belli kesimlerce İslamcı bir partinin lideri diye nitelendirilen Necmettin Erbakan’ın Başbakan olması asker tarafindan hoş karşılanmamıştı.28 Şubat sürecinde Askerlerin hükümeti görevden zorla alması 28 Şubat’ın “post-modern darbe” olarak anılmasına yol açmış, Askerlerin deyimiyle “demokrasiye balans ayarı” yapılmıştı.
9 saat süren MGK toplantısı sonucunda Refah-Yol hükümetini zora sokacak kararlar alınmış ve bu kararların uygulanması istenmişti.
Bu kararların başında başörtü sorunu vardı. Sorun diyorum çünkü İstanbul üniversitesi başta olmak üzere bazı sakallı ve başörtülü öğrenciler üniversitelerin kapısından içeri sokulmamıştı.
Kuran kursları ve camiiler gözetim altına alınmıştı.
Bu kararları alanlara göre hükümet şeriatı destekliyordu.
Sincan belediyesince yapılan tiyatro gösterisinden sonra askeri tanklar Sincan meydanında tur atmaya başlamıştı bile.
Asker ve hükümet arasında kıvılcımlar başlamıştı. Bu kıvılcımlardan binlerce kişi nasibini almıştı.Gerginlik o kadar tırmanmıştı ki başörtüsünü savunanlar mahkemelerde idam ile yargılayabiliyordu.Kurumlardan kılıf bulunarak insanlar ihraç edilebiliyordu.
Bu süreçte yine devlet yetkilileri mafya ile ilişkilendiriliyor ve bu durum istifalar getiriyordu.
Başbakan Necmettin Erbakan MGK kararlarının yumuşatılması durumunda imzalayabileceğini belirtirken, bazı medya organları Erbakan’ın kararları çoktan imzaladığını manşetlerine taşımışlardı bile.
Aynı medya temsilcileri yıllar sonra televizyon kanallarında kendilerinin yanıltıldığını ve Başbakan Erbakan’ın kararları imzalamadığını söylüyorlardı.28 Şubat sürecinden bu yana mağduriyet yaşayanlar bu izleri halen taşıyor olmalı ki 22 yıl sonra bile bir araya gelip bu olayı protesto edebiliyorlar.
Kimi 28 Şubat mağduru olanların da mağduriyetleri giderilmiş durumda.
Kimi mağdur şuan Rektör, kimisi öğretim görevlisi, kimisi belediye başkanı, kimisi de siyasetçi olarak hayatları devam ettiriyorlar.
Bin yıl sürecek denilen 28 şubat post-modern darbesinin mağdurları bugün adalet yerini buldu diyor. Bu tür sancılı süreçlerin ve mağduriyetlerin bir daha yaşanmaması dileğiyle…

Bir Yorum Yazın