Hayata dair birkaç kelam…

  • Haberin Tarihi: 18 Nisan 2019
  • Bu haber 3033 defa okundu.
  • Bu Haberi Sosyal Medyada Paylaş:
  • Googleda Paylaş
  • Twitterda Paylaş
  • Facebookta Paylaş

Bir türlü kul olma bilincine varamadık! Neyi, ne için ve kimin için yaptığımızın hesabını tutmaz olduk. İbadetlerimiz adetlere, takvamız belirli günlere ve imanımız bizi namaza götürmeyecek kadar yara aldı.

Hayatımızın her anına karışması gereken sadece bu hayatın sahibi olan Allah(c.c) olduğu bilincine varmadıkça hayat anlamını kazanmayacaktır.

Yıllar önce yaşadıklarımız ile şimdi yaşadıklarımız arasında dağlar kadar fark var. Bu fark öyle böyle değil. O zamanlar hepimizin tek bir derdi vardı lakin şimdi hepimizin ayrı ayrı dertleri var. Önceleri derdimiz dinimiz iken şimdi dinimiz hariç çok derdimiz! var.

            Ahlak ve adalet herşeyin üstünde olması gerekirken maalesef şimdi bu iki kavramın içini o kadar boşalttık ki artık bizleri eleştirenler bu iki kavram üzerinden eleştiriyor. Oysa biz Müslümanların olmazsa olmaz iki kavramın devamını sağlayacak bir iradeyi korumak tesis etmek ve sürdürülebilir bir hale getirmek gibi bir idealimiz vardı ve olmalı da.

            Elimize geçen fırsatları heba ettik. Kurduğumuz dostluklar ses çıkarmaya başladı. Büyüdükçe, imkanlarımız çoğaldıkça dostluklarımız, kardeşliğimiz zaafa uğradı. Nasıl hareket edeceğimiz konusunda değerlerimizden uzaklaştıkça bocalamaya başladık. Hz. Ali’nin(r.a) bir sözüne değinmeden geçmek vefasızlık olur kanaatindeyim. Şöyle buyuruyor: “Fırsatlar bulutlar gibidir. gelip geçicidir”

            Allah (c.c) bize çok fırsatlar verdi ve belki de verecektir. Lakin ne kadar kıymet bildiğimiz önemli. Her zaman aynı şartlar altında bize sunulmayabilir. Her imkan bir imtihandır. Sorular zor olabilir. Mesele imtihanı geçebilmekte. En sevdiğimiz şeyler ile imtihan edileceğiz. Para, makam, söhret, mal, kadın/erkek, çocuk, eş….vs. Bu imtihanları geçebilenin asla sırtı yere gelmez diye düşünüyorum.

            Nerde, nasıl hareket edeceğimiz önemli. Herhangi bir başarıya ulaşmak istiyorsak liyakat ve ehil kişiler ile iş birliği yapmak gibi bir hassasiyetimiz olmalı. Hakkaniyet ve adaleti şiar edinmiş, ahirete hakkıyla iman eden kişiler ile yapılacak yürüyüş uzun soluklu olabilir ama menzile ulaştıracağı kesinidir.

            Kendimizi düşündükçe gençleri ihmal ettik….

            Mal mülk sevdası yüzünden helali ihlal ettik…

Dünyalık uğruna ahiretimizi heba ettik…

Başkalarının dünyası için kendi dünyamızı helak ettik…

Hep Hz Ömer’in(r.a) adaletinden bahsettik de bir türlü bizim de adil olmamız gerektiği konusunu göz ardı ettik. Oysa önemli olan bizim adil olmamız.

Hep başkalarını örnek aldık. Lakin bizim örnek olmamız gerektiğini erteledik…

Adalet herkes için eşit işlemedikçe asla huzur ortamı oluşmayacaktır. İyi bir Müslüman olmak ahlaklı olmakla bire bir bağlantısı olan bir realite. Ahlak yok olursa toplum yok olmaya mahkumdur. Ahlaklı olmak bir erdemliktir. Ahlaklı olacağız ki ahlaklı insanlar yetiştirebilelim. Ahlaklı olmayan bir namazı, orucu, haccı, zekatı, ibadeti, kulu Allah(c.c) neylesin?

Varsın hiç bir şeyimiz kalmasın Ahlaktan başka…

Selam ve dua ile….

Anahtar Kelime:

Bir Yorum Yazın