Müdür müdür müdür?

  • Haberin Tarihi: 28 Haziran 2019
  • Bu haber 3036 defa okundu.
  • Bu Haberi Sosyal Medyada Paylaş:
  • Googleda Paylaş
  • Twitterda Paylaş
  • Facebookta Paylaş

Geçenlerde bir kurumun yeni yetme üç harfli müdürü bana nasıl müdür olduğumu sordu. Şimdi yukarı tükürsem bıyık aşağı tükürsem sakal. Hakikati ona anlatsam utancından bir daha çocuğu olmaz. Sussam cehaletinden azacak. Tam çeyrek asırdan beri yazı işleri müdürüyüm. Beni cevap vermeye mahkûm edince ben de ona üç harflilerin nasıl müdür olduğunu anlattım.

Şimdi bir beden varmış. Bu beden aslında tammış. Hiçbir eksiği yokmuş.  Sorunu yokmuş. Yemeğini yer diliyle tadar, ağzıyla şarabını içer tadını çıkarır. Gözüyle bakar, kulağıyla duyar, aklıyla düşünür, sevgilisi için kalbi atar. İşte böylesi bu mutlu beden gün geliyor kapitalist oluyor. Hikâye buya ne de olsa ben uydurdum. Bu beden zamanla kapitalist ilişkilerin bir parçası oluyor. Faşizmi ile tanışıyor. Hatta bir ara komünizmle bile tanışıyor. Ama bu beden kapitalizmde ısrar ediyor. Kısacası kararlı bir beden.

Günlerden bir gün kapitalizmin çetrefil ilişkilerin karmaşıklığından mütevellit bir müdüre ihtiyacının hasıl olduğunu idrak ediyor. Beden, beden diyoruz da aslıda bu beden hem tek hem de çoktur. Anlamadınız değil mi? Sorun yok yeni yetme üç harfli müdür de anlamamıştı. Zaten bu hikâyeyi ben anlatırken de anlamamıştım, her neyse karmaşık anlatınca bir şeye benziyor.

Velhasıl. Dil, beyin, gözler, kulaklar ve kalp kimin müdür olacağı konusunda çok derin bir tartışmaya girdiler. Önce dil sözü aldı. “ben kelamım, ben sözüm, ben söylerim. Ben olmasam siz anlatılmazsınız. Ben halin tercümanıyım” dedi. Tam oradan bu konuşmaya kulak veren kulak şunu söyledi “sen söylesen kaç yazar. Ben dinlemedikçe senin ne dediğinin bir anlamı yok. Ben varsam sen duyulursun. Ben yoksam sağır duymaz ancak senin gibi uydurur” dedi. Bu tartışmalar yaşanırken yukardan bakan göz “siz görmediğiniz şeyler hakkında ne tartışıyorsunuz? Görmeden olmaz! Uzak mı, yakın mı, büyük mü, küçük mü, güzel mi bunları ben görürüm. Ben yoksan siz körsünüz” derken tartışmaya yüceler kalın bir sesle beyin karışır “ben yüceyim. Ben akılım. Bir şeyin ne oluğuna be kara veririm. Gördüğünüzü ben yorumlarım. Duyduğunu ben yorumlarım. Dil benim sözümü söyler” diye tartışırken aşağıdan tartışmaya kalp dahil oldu. “Sıkıldım tartışmalarınızdan. Ben kalbim. Durursam siz yoksunuz. Varlığınız benim varlığıma bağlı. Durursam dünya durur” bu düşüncelerini söyleyen kalp daha bitiremeden koca bir tartışma çıktı. Dil kalbi, kulaklar gözleri akıl hepsini suçlarken aşağıdan nahoş bir ses “ben müdür olmak istiyorum” dedi. Tabi bu tartışmaların arasında bu ses duyulmadı. Bu üç harfli tekrar ama bu defa bir daha nahoş kokulu sesiyle “ben de” dedi. Ama bu defa duyuldu. Bir anda o nahoş kokunun etkisiyle tabi yukarıda tartışanların hepsi aşağıya baktı ve ahenkle “de get” dedi. Bizim üç harfli çok koktu. Bu müdürlük yarışında onu diskalifiye ettikleri için çok zoruna gitti. Öyle üç harfli deyip geçmeyin. Onun da duyguları var. Çok üzüldü. Şimdiye kadar hiç bu kadar aşağılanmamıştı. Evet aşağıdaydı ama aşağılanmamıştı. Üzüldükçe sıkıldı, sıkıldıkça da kendini sıktı. Buna rağmen yukarıda tartışmalar tam hızıyla devam ediyor. Beyin bu liderliğine oynuyordu. Tartışmalar devam ederken sıkıştıklarını fark ettiler. Hemen aşağıya “ne oluyor?” diye bağırdılar. En yakın kalp “bu üç harfli kendini sıkmış, dışarıya çıkışımızı kapatmış” dedi. Gözler “e ne olacak?” deyince kulak da “aman ne olacak ki altı üstü bir üç harflidir. Eninde sonunda kendini bırakır” dediğini duyan üç harfli kendini biraz daha sıktı. Aradan üç gün geçince göz şişti, rahat göremez oldu. Kulak güzel duyamaz oldu. Bir gün daha geçtikten sonra beyin de zorlandı. Kalp de zorlanınca hepsi birden “tamam ey üç harfli artık sen müdürsün. Sen bizi temsil edebilirsin” dediler.

İşte o gündür bu gündür tüm üç harfliler müdürdür.  Sakın tüm müdürlerin üç harfli olduğunu düşünmeyin ama benim gördüğüm tüm üç harfliler hep müdür oldu.

Hülasa-i kelam bence müdürün müdür olması için önce adam olmalı. Adam olamamış birinin müdür olması boştur. Bu yüzden önce şunu sormak gerekir; müdür müdür müdür?

Anahtar Kelime:

Bir Yorum Yazın