Amazon’a giriş

  • Haberin Tarihi: 26 Eylül 2019
  • Bu haber 1745 defa okundu.
  • Bu Haberi Sosyal Medyada Paylaş:
  • Googleda Paylaş
  • Twitterda Paylaş
  • Facebookta Paylaş

Değerli okuyucular, hatta benim okuyucularım. Ben çok düşündüm, taşındım “yazsam, yazsam ne yazsam?” diye. Sonra aklıma geldi. Mardin’de bir tek kendi bildiğim bir konuyu yazmaya karar verdim. Bu haftaki konumuzun adı da “Amazon” olsun dedim. Niye? Çünkü çok kıskandım. Geçen bir gazetecinin bilimsel yazısını okuyunca ben de yazarım dedim. Hatta ondan daha güzel yazarım. Berberden, terziden hatta bakkaldan yorumcu, uzman olunca ben de bu creatif-innovativ arası az verimli rekâbetin bir parçası olmak istedim.

İstemesine istedim de ama konu bulmak zor hele o konuyu işlemek daha da zor. Böyle birkaç kitap değil de o kitaplardan birkaç sayfa okuyarak işleyebileceğim bir konu epey zor derken aklıma müthiş bir konu geldi ki benden başka Mardin’de bilen yok. Sakın sormayın bu konuda kaç kitap okuduğumu. Tabi ki cevabım ‘sıfır’ hem de yazıyla. Çünkü bu konuda tek olduğum için zaten bu konuda kitap da yok. Ne söylersem bu konuda hakikat sanılacak hatta öyle de kalacak.

“Amma uzun” bir konu seçmişim. İki yüz kelimeye sığdırsam iyi olur. Şimdi değerli okuyucular bu amma uzun konuya dönecek olursak önce şu tespiti yapmamız gerekiyor. “Amazon” zor bir konu. “Amazon” uzun bir konu. “Amazon” bize de uzak bir konu. Bu yüzden Amazon’u anlatınca çok dikkat etmemiz gerekiyor. Zaten ben de bu konularda çok dikkatliyim. Hele “Amazon” gibi bir konuda baya dikkatliyim. Diyeceksin “niye?”, işte öyle.

Bakın arkadaşlar görüyorsunuz konunun ne kadar girift ve muğlak olduğunu. Bir türlü esas konuya geçemiyorum. Aslında anlatacak çok şeyim ama anlatamıyorum çünkü bir türlü konuya geçilemiyor çünkü konuya girmeden evvel tüm uyarıların yapılması gerekir. Ama konuya geçemeyince uyarıları yapamıyorum da.

Ne zor bir durum. Ne zor bir konu seçmişim. Bu Amazon konusu gerçekten de kolay değilmiş. Ben hatırlıyorum da eskiden de bu “Amazon konusu” zordu bu yüzden de olsa hala zor. Amazon böyle berber koltuğunda anlatılacak tıraş esprisi değildir. Ne demiş “büyük adamlar küçük kitaplarında”; bir kez zor olan hep zordur. Yani büyük adamlar böyle söylemiş. Onları aşacak halim de yok ki. Ama yine de bu “küçük kitapları olan büyük adamları” kırmadan, “büyük sözleri olan küçük adamları da” üzmeden bu Amazon’u anlatayım. Çünkü değerli okuyucular buraya kadar okudukları halde “Amazonu” öğrenmemeleri çok zoruma gidecek.

Şimdi değerli okuyucular “Amazon” bir nehir. Ne başı var ve ne de sonu var. Zaten bu yüzden oraya Amazon dendi. O adı da bu nehre tarihte tabi ki biz verdik. O nehre ilk kâşifler nehrin bir türlü başını sonunu bulamayınca ve keşif sürekli uzayınca keşif grubundakilerden bazıları “amma uzun” nehir diye mırıldanınca nehrin adı önceleri “amma uzun nehir” ve daha sonraları “amazon” adıyla meşhur oldu. İşte değerli okuyucular bu saklanan değerli bilgiyi sizinle paylaşmaktan gurur duyuyorum. Bir “gazeteci şaheserini” ortaya koymaktan gurur duyuyorum. İnşaallah bir daha ki yazımda da size yine önemli bir bilgi olan “Laz ve Gaz” şehrini anlatacağım.

Anahtar Kelime:

Bir Yorum Yazın