Muhammed Mursi’ye Mardin’den Destek

  • Haberin Tarihi: 19 Mayıs 2015
  • Bu haber 1276 defa okundu.
  • Bu Haberi Sosyal Medyada Paylaş:
  • Googleda Paylaş
  • Twitterda Paylaş
  • Facebookta Paylaş
Muhammed Mursi’ye Mardin’den Destek

          Mısır’da darbe ile iktidardan uzaklaştırılan eski Cumhurbaşkanı Muhammed Mursi’nin idam  kararına Mardin STK Platformu düzenledikleri ortak basın açıklaması tepki gösterdi.

Mardin’deki sendika, dernek, vakıf ve birliğin başkan ve üyelerinin  katıldığı basın toplantısı Fuat Yağcı Camisi avlusunda düzenlendi  

         Eski Cumhurbaşkanı Muhammed  Mursi lehine slogan atan ve tekbir getiren kalabalık grup adına basın açıklamasını Memur-Sen İl Başkanı Mustafa Aydın okudu.
Aydın açıklamasına “İdam sehpaları meşru direnişi durduramaz” diyerek başladı.
Mardin Sivil Toplum Kuruluşları Platformu olarak, vicdanımızın, insanlığımızın ve inancımızın gereği olarak, Firavunlara karşı ve Musaların yanında olduğumuzu haykırmak için toplandıklarını hatırlatan Aydın, “İnsanlık tarihi hak ilebatıl, adalet ve zulüm mücadelesidir. Bizler de inancı, rengi, ırkı, dili ne olursa olsun haktan ve adaletten yana olmak; zulüm ve batıla karşı durmakla mükellefiz. Mazlumların dostu, zalimlerin düşmanı değerli kardeşlerim; katil Sisi’yi ve göstermelik mahkemelerini lanetlemek için buradayız. Muhammed Mursi ve mazlumlara sahip çıkmak için buradayız.
Mısır cuntasının göstermelik mahkemeleri, hafta sonu Mısır tarihinde özgür seçimlerle seçilen ilk Cumhurbaşkanı Muhammed Mursi, meşru ve barışçıl yöntemleri esas alan Müslüman Kardeşler Teşkilatı reisi Muhammed Bedii ve İslam ümmetinin ilim-irfan abidesi olup halen İslam Ulema Birliği Başkanlığını yürüten Yusuf el Karadavi’nin de aralarında bulunduğu 106 kişiye idam hükmünü verip dosyalarını, görüş alınması için Mısır Müftülüğüne gönderdi. Yazıklar olsun.”dedi.
Halkın hür iradesini temsil etmek, sivil, demokratik ve meşru yollarla Cumhurbaşkanlığı yapmaktan başka suçu olmayan Muhammed Mürsi ve arkadaşlarına reva görülen haksız, hukuksuz, mesnetsiz ve insafsızca
kararları ve alçakça saldırıları, şiddetle kınıyor ve lanetlediklerini vurgulayan Aydın, açıklamasını şu şekilde sürdürdü:
“Nasıl ki Ad, Semud ve Lut kavminin iktidarları helak olduysa, nasıl ki Firavun Musa’yla baş edemediyse, nasıl ki Nemrud İbrahim’i yakamadıysa, nasıl ki Ebrehe’nin fil ordusu Kabe’yi yıkamadıysa ve nasıl ki Ebu Cehiller, Ebu Lehebler Muhammedin hak ve adalet eksenli çağrısını susturamadıysa, Sinsi Sisi’ler de masum Mürsi’leri asla yenemeyecektir.
Cemal Abdunnasır, Enver Sedat, ve Hüsnü Mübarek’in akibeti Sisi’yi de beklemektedir.
Darbe karşısında zulme sessiz kalmayıp meydanları terk etmeyerek, binlerce şehit vererek, dünyada eşi-benzerine az rastlanan barışçıl ve meşru bir örnek direnişe imza atanlar değil, darbeciler yargı önünde hesap vermelidir.
Haklı olanları cezalar susturamaz, gerçekleri darbeciler örtemez. Mısır halkının izzetli duruşunu ve iradesini cezalar teslim alamaz. İspat edilmiş tek suç bulunmazken milletin seçtikleri yargılanamaz, siyasi kararlarla özgür düşünce esir alınamaz, baskı, dayatma, idam sehpaları meşru ve haklı direnişi asla durduramaz. Kazanacağız. Zalimlere karşı iyiler kazanacak, Siyonizmin tetikçisi ve uşağı darbeciler, onuruna ve iradesine sahip çıkanlara diz çöktüremeyecektir. Mısır’a ve Ortadoğu’ya özgürlük haklı ve meşru direnişle gelecektir.”
Bu meydanı dolduran hamiyet ve mesuliyet sahibi insanlarla iki yıl önce de zalimleri lanetlemek ve mazlum mısırlı kardeşlerimize sahip çıktığımızı göstermek için yine bu alanda üç gece boyunca Rabia nöbeti içinde olduklarını hatırlatan Aydın, “Rabia; Hürriyet, istikamet, direniş ve şehadetin sembolü oldu. Tüm İslam alemi ve bütün mazlumlar zülme karşı direnişe artık Rabia işaretiyle direniyorlar. Halkın hür oylarıyla seçilen liderlere ve oluşan hükümetlere karşı mağlubiyeti içine sindiremeyenlerin en kestirme yöntemleri askeri darbedir. Bu darbenin sosyo-pisikolojik atmosferini oluşturmak için de içeriden işbirlikçi odakları harekete geçirerek önce seçilmiş liderleri diktatörlük ve tek adamlıkla suçlarlar. Türkiye olarak darbelerin bedellerine de, darbecilerin tuzaklarına da aşinayız. Suret-i haktan görünerek halkın iradesiyle seçilen hükümeti işlemez hale getirme küstahlığını da milletçe çok gördük. Bu nedenle Mısırlı kardeşlerimizin de, Suriyeli kardeşlerimizin de yaşadıkları zulümlere ve katliamlara sessiz kalmadık ve kalmayacağız. Rabia işaretiyle haykırmaya ve dayanışma içinde olmaya devam edeceğiz.”diye konuştu.
Mısır’daki meşru hükümetin darbe yoluyla iktidardan uzaklaştırılmasına ve işlenen zulümlere sessiz kalan dünyanın, bugün yeni katliamlara kapı araladığını, kararlı bir duruş sergilemedikleri için darbecilerin zulmü bir adım daha öteye götürmeye çalıştıklarını ifade eden Aydın, “Son hukuksuz karar ve Batı’nın sessizliği dünya sisteminin nasıl adaletsiz olduğuna bir kez daha ışık tutmuştur. Haksız hukuksuz kararlar karşısında sessiz kalan, darbecilere örtülü ve açık destek veren emperyalizmin kanlı yüzünü bir kez daha deşifre etmiştir.
Batının sadece kirli yüzü değil, doğasındaki zulmü ve küfrü de bir kez daha ortaya çıkarmıştır. Bunlar Sisi sever… Bunlar kan içici vampirler.
Bunlar tüm değerlerimize savaş açan cinayet şebekesi. Hepsini kınıyor ve lanetliyoruz. Sahte demokrasileri de, ikiyüzlü insan hakları anlayışları da yere batsın. Öte yandan; İran, Suudi Arabistan, Körfezin Petro-dolar baronları ve tüm Ortadoğu ülkeleri bu zulme seyirci kalırsa tarih bunu da affetmeyecektir. İnsanlık affetmeyecektir. Vicdanlar affetmeyecektir. Ve inanıyoruz ki Allah affetmeyecektir.”
Açıklamasında Mısır Müftüsüne de seslenen Aydın şunları söyledi:
“Ey Müftü! Hukuki, insani, ahlaki ve vicdani olmayan bu kararı onaylama. Darbecilerin suçuna ortak olma. Zulme geçit verme. Aksi halde vicdan azabından ve Allah’ın gazabından kurtulamayacaksın.
Mısır’da zulüm kol geziyor, BM yine yan çiziyor. Mısır’da darbe olmasaydı, Suriye’de devrim tamamlansaydı, azgın İsrail bu kadar rahat katliam yapamayacaktı. İŞİD denen seri cinayet şebekesi taban bulmayacak, mezhepçilik ve milliyetçilik taassubu nedeniyle iç savaşlar sürdürülemeyecekti.
Ama BM darbeciye darbeci, diktatöre diktatör diyemediği gibi her defasında onların değirmenine su taşıdı. İkiyüzlü davranışıyla BM bu coğrafyaya zarar verdi, mazlum halkların ahını aldı. Mısır, İsrail’e yandaş, Suriye küresel emperyalizme sırdaş oldu. Mısır Gazze’nin can damarlarını tıkadı, Suriye, Filistin mülteci kamplarını bombalayarak katliamlara ortak oldu. Bu zulmün bir eseri de BM’dir. İnsanlığa yine ihanet ettiniz. Sizi de asla affetmeyeceğiz!”
Aydın, açıklamasında insanlığa ve İslam Ümmetine de seslenerek, ” Yeter artık ayağa kalk ve kardeşlerine sahip çık. Siyonistlere, emperyalistlere, diktatörlere, darbecilere dur deme vaktidir. Bizim için, Ümmet için direnen kardeşlerimizin yanında, barbarların karşısında durma vaktidir. Batı’dan medet umma, Diktatörlerden aman bekleme ve BM’den adalet bekleme devri kapanmıştır. Gün bugündür! İnsanlık öyle ses vermeli ki, utanç verici ve insanlık ayıbı karar kaldırılsın. Hukuki ölçütü olmayan insanlık kriterlerine uymayan, bu karar iptal edilsin. Yılmayacağız. Kardeşlerimiz özgür kalana kadar da fiili ve kavli dualarla yanlarında olmaya devam edeceğiz. Mahkemelerde hesap verenler Mursi’ler, Kardaviler değil; Sisiler, Esed’ler ve onların küresel ortakları olana kadar asla vazgeçmeyeceğiz. Binlerce darbe karşıtının katledildiği Mısır’da, katillerin verdiği hukuksuz kararları tanımıyor, silaha ve şiddete bulaşmayarak örnek bir duruş sergileyen Mısır halkının yanında durduğumuzu Mardin halkı ve Mardin STK Platformu bileşenleri olarak deklare ediyoruz. Mursi dahil tüm siyasi tutuklular serbest bırakılmalı, Muhammed Mursi’nin göreve iadesi sağlanmalı, darbenin asker-sivil tüm aktörleri yargılanmalıdır. Selam olsun özgürlük, adalet, kardeşlik ve hukuk mücadelesi verenlere. Selam olsun mazlumlara, mağdurlara ve hak davasına sahip çıkanlara.”

 

Cami avlusunda toplanan yaklaşık 1000 kişi tekbirler getirerek camiden ayrıldı.

Bir Yorum Yazın