Akciger kanserinin en büyük risk faktörü: tütün ürünleri

  • Haberin Tarihi: 13 Kasım 2020
  • Bu haber 422 defa okundu.
  • Bu Haberi Sosyal Medyada Paylaş:
  • Googleda Paylaş
  • Twitterda Paylaş
  • Facebookta Paylaş
Akciger kanserinin en büyük risk faktörü: tütün ürünleri

Tüm dünyada farkındalık oluşturabilmek için toplumun dikkati her yıl Kasım ayında erken tanının hayati önem taşıdığı akciğer kanserine çekilirken tütün ürünlerinin en büyük risk faktörü olduğu belirtiliyor.
Mardin İl Sağlık Müdürlüğü 1-30 Kasım Akciğer Kanseri Farkındalık ayı dolayısıyla açıklamalarda bulundu.
Açıklamada, “Akciğer vücudun oksijen gereksinimini sağlayan organıdır. Her organ gibi akciğerimiz de birçok hücreden oluşur. Bu hücreler akciğerin normal olarak görevini yapabilmesi için ihtiyaç doğrultusunda bölünerek çoğalırlar. Akciğer kanseri, yapısal olarak normal akciğer dokusundan olan hücrelerin ihtiyaç ve kontrol dışı çoğalarak akciğer içinde bir kitle (tümör) oluşturmasıdır. Burada oluşan kitle öncelikle bulunduğu ortamda büyür, daha ileriki aşamalarda ise çevre dokulara veya dolaşım yoluyla uzak oranlara yayılarak (karaciğer, kemik, beyin vb. gibi) hasara yol açarlar. Bu yayılmaya metastaz adı verilir” ifadesi kullanıldı.
Tütün ürünleri akciğer kanserinin en önemli risk faktörü
Sigara, puro, pipo ve tütün içiminin akciğer kanserinin bugün ispatlanmış olan en önemli risk faktörü olduğunun anlatıldığı açıklamada şunlar kaydedildi: “Madenlerde, gemi yapımında, yalıtım malzemesi yapımında kullanılan asbest solunum yollarında uzun süreli tahriş oluşturur. Radon, evlerde, toprakta doğal olarak bulunan, kokusuz radyoaktif bir gazdır. Verem hastalığı yerleştiği akciğer alanında sonradan akciğer kanseri gelişebilir. Bir kere akciğer kanseri nedeniyle ameliyat olmuş veya ışın tedavisi uygulanmış olanlarda ikinci bir kanser gelişme riski vardır. Sigara içmek bu riski ayrıca arttırır. Radyoaktif uranyum cevheri gibi cevherler, bazı kimyasalların uzun süreli solunması (arsenik, berilyum, kadmiyum, vinil klorür gibi) radyoterapi öyküsü, hava kirliliği ve aile öyküsü.”
Akciğer kanserlerinin en sık görülen belirtileri ise “Geçmeyen veya giderek kötüleşen öksürük, kan veya kanlı balgam çıkarmak. Derin nefes alırken, öksürürken veya gülerken kötüleşen göğüs ağrısı, iştahsızlık, halsizlik, yorgunluk ve kilo kaybı, ses kısıklığı, nefes darlığı, sürekli tekrarlayan veya geçmeyen bronşit veya zatürre gibi akciğer enfeksiyonları” şeklinde sıralandı.
Açıklamada, düz akciğer röntgenleri ile akciğerde kitle görülen hastalara, öncelikle bilgisayarlı tomografi çekilmesi gerektiği ifade edilerek tedavisine de yer verildi.
Açıklamada, “Elde edilen üç boyutlu görüntü ile kitleye nasıl ulaşılabileceğine karar verilir. Hastadan ya tomografi rehberliğinde ya da bronkoskopi dediğimiz ince bükülebilir bir tüple akciğerine ulaşılarak iğneyle parça alınır. Bu işleme biyopsi adı verilir. Gerekli görüldüğü takdirde farklı görüntüleme tetkikleri de yapılabilir. Tedavi kararında hastalığın yeri, evresi, hastanın yaşı ve diğer sağlık sorunları gibi birden fazla faktör etkilidir. Multidisipliner bir çalışma gerektiren bu tedaviler; cerrahi, hedefe yönelik tedaviler radyoterapi, kemoterapi gibi farklı seçenekleri içermektedir” denildi.

Anahtar Kelime:

Bir Yorum Yazın