Baro başkanlarından İç Güvenlik Paketine tepki

  • Haberin Tarihi: 5 Şubat 2015
  • Bu haber 1074 defa okundu.
  • Bu Haberi Sosyal Medyada Paylaş:
  • Googleda Paylaş
  • Twitterda Paylaş
  • Facebookta Paylaş
Baro başkanlarından İç Güvenlik Paketine tepki

Doğu ve Güneydoğu Bölgesinde bulunan 17 Baro başkanı ve İHD temsilcileri Meclis gündemine gelmesi beklenen ve İç Güvenlik Paketine tepki göstermek için ortak basın açıklaması yaptı.

Mardin Adliyesi binası önünde toplan Baro başkanları adına açıklamayı yapan Mardin Baro Başkanı Azat Yıldırım, Meclis gündemine gelmesi beklenen ve “İç Güvenlik Paketi” olarak isimlendirilen çeşitli kanunlarda değişiklik yapılmasını öngören düzenlemenin yasalaşması ile birlikte, demokratik bir toplum için olmazsa olmaz birçok hak sınırlanacak ve söz konusu hakların kullanımı oldukça ağır cezalarla karşılık bulacaktır.”dedi

Düzenlemenin Yasalaşma ile Yaşam Hakkı Dâhil Temel Hak ve Hürriyetler Tehdit Altına Alınıyor
Doğu ve Güneydoğu Bölgesinde bulunan 17 Baro başkanı ve İHD temsilcileri Meclis gündemine gelmesi beklenen ve İç Güvenlik Paketi’ne tepki gösterdi.
İç Güvenlik Paketine tepkilerini gösteren Baro Başkanları adına ortak açıklamayı Mardin Baro Başkanı Azat Yıldırım yaptı.
Bu yasa tasarısı ile Türkiye’yi polis devletine yönelik sürüklediğini belirten Yıldırım, Söz konusu tasarı ile hâkim ve savcı kararı aranmaksızın polisin arama yetkisi genişletildiğini söyledi.
Kolluğa gözaltına alma ve yakalama yetkisi tanınmakta yine polise yargı denetimi olmadan telefon dinleme yetkisi verildiğini belirten Yıldırım,” Toplantı ve gösteri yürüyüşü hakkının meşru olup olmadığının nitelemesi ve dolayısıyla müdahale yetkisi polisin takdirine bırakılmaktadır. Toplantı ve gösteri yürüyüşleri hakkının kullanımı sırasında insan sağlığı üzerinde olumsuz etkisi tartışmasız olan çıkmayan boyalı su kullanımının önü açılmakta, gaz ve boyalı su kullanımından korunmak için yüzün kısmen kapatılması halinde bile, bireylerin ağır bir şekilde cezalandırılmasının yolu açılmaktadır. Düzenleme ile bireysel ve topluluk haklarının kullanımı ciddi ceza tehdidi altına alınmakta, ceza miktarı arttırılarak ve cezaların ertelenmesi imkânı da ortadan kaldırılmaktadır.”dedi

Araçlarını Valilik Emrine Vermeyen Belediyelerin Araçları Polis Marifetiyle Alınabilecek
Düzenlemenin yasalaşması ile Valilerin idari tasarrufu ile verdiği kararlar adeta yargısal bir nitelik taşıyacak ve bu kararlara uymayanlar hakkında ceza verilebileceğini ifade eden Yıldırım,” Toplumsal olaylarda araçlarını Valilik emrine vermeyen belediyelerin araçları polis marifetiyle alınabilecek. Tüm bunların yanı sıra polise tanınan oldukça geniş ve hiçbir objektif kriterle sınırlanmayan silah kullanma yetkisiyle kişilerin yaşam hakkı tehdit altına alınmaktadır.” Şeklinde konuştu

Kolluğun Suçlarına Yasal Güvence Geliyor
Kolluğun suçlarına yasal güvence geldiğini hatırlatan Yıldırım, şöyle konuştu” Toplumsal olaylarda kolluk güçlerinin yetki aşımı ile yaşam hakkının ihlaline kadar varan suçlan sorunlu idari ve yargısal pratiklerle cezasız kalmakta iken, bu düzenlemenin yasalaşması ile adeta yasal bir güvenceye kavuşturulmuş olacaktır. Kolluk güçlerinin yetki aşımı, orantısız güç ve hatta kasti eylemleri ile yaşanan can kayıplarına rağmen, yoğun kamuoyu baskısı ile açılan davaların cezasızlıkla sonuçlanması karşısında toplumun beklentisi PVSK’da güç kullanımının sınırlanması ve kolluk eliyle işlenen suçlarda etkili soruşturma ve cezalandırma iken, tam tersi bir düzenleme ile demokratik bir toplumun gerektirdiği hakların kullanımını engelleyecek ve hatta yaşam hakkını pervasızca ihlal edecek uygulamaların önünün açılmasını kabul etmek mümkün değildir. Yargının ve kolluğun günlük siyasi hesaplarla toplum beklentileri ve demokratik değerler yerine, siyasal iktidarın ihtiyaç ve amaçlarına hizmet edecek şekilde dizayn edilmesinin bedellerini bütün bir toplum ağır bir şekilde ödeyecektir. “
Kamu Düzeni Bağımsız Ve Tarafsız Yargı Ve İnsan Haklarına Saygılı İdari Eylemlerle Sağlanabilir
Kamu düzeninin polisiye tedbirlerle sağlanamayacağı konusunda yaşadığımız bunca acı tecrübeye rağmen bu hükümet bu yasayı çıkarmak için büyük çaba sarf ettiğini vurgulayan Yıldırım, açıklamasına şöyle devam etti.” Yasansın güvenlikçi yaklaşımlarla temel hak ve hürriyetleri sınırlamak aksine toplum devlet ilişkilerinde derin bir güvensizliğe sebebiyet verecektir. Kamu düzeni tarafsız ve bağımsız bir yargı ile suç ve suçlu ile mücadelede demokratik ölçüler içinde temel insan haklarına saygılı bir idari pratik ile sağlanabilir. Biz aşağıda imzası bulunan Doğu ve Güneydoğu Bölge Baroları olarak, iktidar partisine gerek mecliste bulunan tüm partilerin gerekse de sivil toplum örgütlerinin itirazlarına ve muhalefetine kulak vermesini ve bu düzenlemeyi meclisten bir an önce geri çekmesi çağrısını yapıyoruz.”şeklinde açıklamada bulundu

İç Güvenlik Paketine tepki Gösteren 17 İlin Doğu ve Güneydoğu Bölge Baroları:
Adıyaman Barosu, Ağrı Barosu, Batman Barosu, Bingöl Barosu, Bitlis Barosu, Diyarbakır Barosu, Erzincan Barosu, Gaziantep Barosu, Hakkari Barosu, Kars-Ardahan Bölge Barosu, Mardin Barosu, Muş Barosu, Siirt Barosu, Şırnak Barosu, Şanlıurfa Barosu, Tunceli Barosu Van Barosu

Anahtar Kelime:

Bir Yorum Yazın