Bir Bayram İstiyorum

  • Haberin Tarihi: 18 Temmuz 2015
  • Bu haber 865 defa okundu.
  • Bu Haberi Sosyal Medyada Paylaş:
  • Googleda Paylaş
  • Twitterda Paylaş
  • Facebookta Paylaş

Adı üzerinde bayram, sevinç, huzur ve mutluluk gününü andırıyor. Peki günümüz bayramları bu vasıfları taşıyor mu Acaba? Gelin bu sorunun cevabını beraber bulalım.

 Yaşlıların dar-ül acezede sahipsiz kaldığı, gencecik kızlarımızın özgürlük adına kimi ahlaksız erkeklerle gayri meşru beraberlik yaşadığı, lise mezunlarımızın bir dilekçe yazmaktan aciz olduğu, cemaat adına %10’luk bir kesimin devlete hakim olmaya çalıştığı, kimi vatandaşlarımız arasında ayırım yapılarak devletin imkanlarından mahrum kaldığı, benlik menfaatler yüzünden akrabanın akrabaya yan baktığı, devletin hala cesur ve nitelikli vatandaşından yersiz endişelerle çekindiği bir durumda bayramı bayram gibi yaşamak mümkün mü?

Bana sorarsanız çok zor.

Vekil adaylarının şeffaf bir yöntemle seçilerek, özgür bir şekilde yasama ve denetleme görevini yapmasını,

Bürokrasinin düğmesini ilikleyen, yasalar esiri vaziyette işlerini yürüten değil her fırsatta vatandaşa hizmet etmekten keyif alan ve devleti milletin hizmete amade etmesini,

Yargı mensuplarının halkın din, ahlak ve kültüründen haberdar olduğu ve bir karar verirken kamu vicdanında yer aldığı ve hayatın içinde halkla iç içe yaşayan yargı mensuplarının olduğu,

Normal eğitimle 30-35 kişilik sınıflarda nitelikli öğretmenlerin eşliğinde eğitin öğretimin yapıldığı günlerin yanı sıra, öğretmenliğin aranan meslek arasında yer aldığı ve sözleşmeli meslek haline geldiği,

Mümkün olduğu kadar militarist güçlerden uzak bir hayatın yaşandığı, askeri harcamanın gittikçe azaldığı, vatandaş emniyet mensubuyla çarşı pazarda karşılaştığı zaman kendini güvende hissedip mutlu olduğu,

Komşunun komşuyla selamlaştığı, bir birine misafir olduğu, yardımlaşma ve dayanışma içinde olduğu bir dünyanın var olduğu,

Aile kavramının gittikçe güç kazandığı, evliliğin kutsallığının gittikçe değer kazandığı bir dünya istiyorum,

İnsanımızın başı dik olarak “Ben Türkiye cumhuriyeti vatandaşıyım” diyebilecek günleri bekliyorum,

Bütün vatandaşlarımızın asgari geçimini sağlayacak kadar katkının verildiği günleri,

Tüm vatandaşlarımızın kendini istediği gibi ifade ettiği ve bu durum karşısında saygı duyulduğu günleri bekliyorum,

Asıl Bayram böyle bir durumda yaşanır,

Bunun için fazla bir para pula da ihtiyaç olduğunu sanmıyorum,

Bütün bunların oluşması için sabır ve zamanın yanı sıra tüm imkânlarımızın %50’sini eğitim öğretime verdiğimiz zaman bu güzellikler kendiliğinden, peyderpey gelir diye düşünüyorum. Çünkü böyle bir dünya ancak nitelikli vatandaş eşliğinde mümkündür.

Alavere dalavere, bireysel menfaat, medeni cesaretten yoksun ve yaşama cevap verecek kapasiteden mahrum vatandaşlarla bu kalitede yaşamak mümkün değil.

Boşuna dememişler, bir yıl sonrasını düşünüyorsan hububat ek, on yıl sonrasını düşünüyorsan ağaç dik, yüzyıl sonrasını düşünüyorsan insana yatırım yap,

İnanın söylemesi kadar yapması da kolaydır yeter ki niyet edelim tevfik Allah’tandır.

                Selam, dua ve başarı dileklerimle iyi bayramlar

 

Anahtar Kelime:

Bir Yorum Yazın