CAMİLER ALLAH’INDIR…

  • Haberin Tarihi: 10 Aralık 2015
  • Bu haber 836 defa okundu.
  • Bu Haberi Sosyal Medyada Paylaş:
  • Googleda Paylaş
  • Twitterda Paylaş
  • Facebookta Paylaş

“Allah’ın mescitlerini, içlerinde Allah’ın isminin anılmasından meneden ve onların harap olmalarına çalışan kimselerden daha zâlim kim olabilir! İşte bunlar, oralara korka korka girmekten başka birşey yapmazlar. Bunlara dünyada perişanlık, ahirette de büyük bir azap vardır.” Bakara Süresi/114
Cami deyince akla Allah (c.c) düşer. Yürekte bir ürperti, bir heyecan sarar bedenimizi. Gittiğimiz her neresi olursa oranın ilk gözümüze çarpan ya minaresi ya camisidir. Kendimizi en emin olarak gördüğümüz, sığınacağımız ilk liman. Biz inananlar için çok şey ifade eder cami ve mescitlerimiz.
Camilerimiz İslamın şiarlarındandır. Bir beldenin İslam dini ile şereflendirildiğinin de göstergesidir. Camisiz toplum eğitimsiz toplumdur. Bizler ilk eğitimimizi camilerden, camilerin içinde kurulan eğitim yuvası medreselerden tahsil ederiz. Hayata Kur’an ile başlar, Kur’an’ın izinden gitmeye çalışırız.
Bizlerin üzerinde oynanan oyunun farkındayız lakin dünya derdi ahiret derdinden büyük olan bizler bize yapılan tüm saldırılara karşı savunmasız kaldık veya bırakıldık. Bu dünyanın geçici olduğunu unutup daha güzel nasıl yaşarız diye her türlü tavizi vermeye meyilli birer fert haline geldik. Getiriliyoruz.
İşlediğimiz günahların çokluğu kalplerimizi köreltti. Etrafımıza da kendimize de dahi hayrımız kalmadı gibi. Maneviyattan yoksun bırakıldığımız gibi tembelliğimizin de adını koyamadık. Hiçbir dönemde Müslümanlar bu kadar rahat yüzü görmedi desek yeridir. “Birileri çıkıp şunu dillendirebilir; biz Müslümanlara hep ezik hep yoksun mu yaşayacağız diye.” Elbette ki hayır ama bu rahatlık rehavete dönüşünce tehlike arz etmekte. Bizler her alanda güçlü olacağız. Lakin bu güçlülük bizleri şımartmamalı. İsraf diz boyu. Nemelazımcılık almış başını gidiyor. Emniyetimiz ciddi kan kaybediyor. Edep, haya yok denecek kadar bir yol almış.
Şimdi bunları neden anlatıyorsun diye söyleniyorsunuz belki. İşte asıl meselemiz bu zaten. Kur’an’dan uzaklaştırdıkları toplumu şimdi camilerden de uzaklaştırmak istiyorlar. İslam eğitiminden geçmeyen beyinler her zaman tehlike arz etmekte. Buna ekonomik, 8ve diğer şartları da ekleyebilirsiniz.
Değerlerimize sahiplenmesek değersiz kalırız. Değersiz kişilere hiç kimse değer vermez. Sahabe şehri olan Diyarbekir’deki cami saldırısını kınıyorum. Olaya sebebiyet veren, gerçekleştiren herkesi Allah’a(c.c) havale ediyorum. Zalimlere gereken dersi ancak inancımıza, değerlerimize sahip çıkarak vereceğiz. Ve bu camii herhangi bir ülkede değil yüzde doksan dokuzu Müslüman bir ülkenin nadide şehrinde yakılmıştır duyrulur…
Havar sed havar: bizi birbirimize kırtırtıyorlar duyan yok mu?
Gün; Biz Müslümanların tefekkür günüdür.
Gün; Biz Müslümanların Kur’an’a sarılma günüdür.
Gün; Biz Müslümanların sesini duyurması günüdür.

Kuşların filleri yendiği bir Allah’a(c.c) sırtımızı dayamışız. Saldırılar asla bizi yıldırmayacaktır. Aksine dinimize daha da sıkı bir şekilde tutunmamıza vesile olur diye dua dayız.
Efendimiz Muhammed Mustafa(s.a.s) İnsanlığın kurtuluşuna sunduğu projenin startını camiden vermiştir. Ve bu kiyamete kadar sürecektir. İnsanlığın refahını gaye edinen bir dinin mensubu olmak huzur veriyor kalplerimize. Ben Müslümanım derken mutluluğumuza diyecek yok. Bu şeref bize yeter de artar. Bu şeref üzere ölmeyi de nasip etsin Mevla.
Söz bitmez ara verilir. Gelin Allah(c.c) aşkına Kur’an’a sarılalım.“Kardeş” olalım.
Ey Allah’ım!
Zalimlerin zulmünü engelleyecek iman nasip et.
Selam ve dua ile….

 

Anahtar Kelime:

Bir Yorum Yazın