Cuma Ezanı Bir Başkadır

  • Haberin Tarihi: 3 Temmuz 2015
  • Bu haber 724 defa okundu.
  • Bu Haberi Sosyal Medyada Paylaş:
  • Googleda Paylaş
  • Twitterda Paylaş
  • Facebookta Paylaş

Ezan, Ezan-ı Muhammedi, bizim için Allah’ın bir lütüftür; Allahu ekber, Allahu ekber…. Nidaları insana güven, umut ve motivasyon veriyor.Yeryüzünde bu sese hasret nice nice kimselere var.

Allah’ın yüceliğini vurgulamanın yanı sıra, namaz zamanlarını hatırlatıyor, müminleri camiye çağırıyor, bir de 25-27 kat sevap kazanmaya davet ediyor.

Hele bir ezan var ki diğerlerinden bir hayli farklı, çünkü o ezan okunduğu zaman dünyevi işler bir kenara bırakılarak camiye doğru hareket etmek sünnetten öte bir farz oluyor, başka bir işle meşgul olursanız üstelik günah işlemiş olursunuz, eğer şeri bir mazeretiniz yoksa tabi.

İşte bu ezan Cuma ezanıdır.

İslam toplumunda yaşamamıza rağmen bir çok kimse Cuma namazının mahiyetini/hükmünü maalesef tam kavrayamadı.

Cuma ezanı okunduktan sonra namazı eda edilene kadar erkek bir Müslüman için her türlü alış-veriş yasaklanmıştır,

Cuma namazının kazası yoktur.

Cuma namazı cemaatle kılınmak durumundadır,

Cuma namazı yüzünden bir çok kimse saffını belirlemiş oluyor,

Cumaya gitmek istediği halde gitmeyi beceremeyen memleket evladı bir eziklik hissediyor.

Hal böyle olunca cumhuriyet döneminde günümüze dek Cuma namazı hep sorun olagelmiştir.

Cumaya gidenlerin soruşturması alındığı gibi Cuma’da kurum müdürünün sağında solunda saf tutarak önemli bir ibadet yağ çekmeye neden olmuştur.

Bu sorunu ortada kaldırmak için Cuma günü öğle arasındaki molayı iki saate çıkarmak lazımdır diye düşünüyorum.

Takriben bir yıl önce cheng.or sitesinde bir imza kampanyası başlattım, Cuma günü öğle arası olması iki saat olsun talebiyle, pek rağbet görmedi, ancak bir kaç gün önce aynı sitede aynı amaçla başlatılan bir imza kampanyası on binlerce kişi tarafından imzalandı bile, demek ki her şeyin bir zamanı var.

Böyle bir düzenleme topluma barışçıl bir hava kazandıracak, vatandaş da “Devletim, dinime saygı duyuyor” düşüncesiyle bir kat daha mutlu olacak.

Bir devlet düşünün İslam toplumunda hüküm sürsün ve haftada bir saatliğine dahi toplumun inancının hesabını yapmasın. O devleti idare eden akıldan ne çıkar?

Bu sorundan tarihi bir anekdot paylaşmak istiyorum, Cumhuriyetin ilk yıllarıdır, hafta sonu tatili için perde arkasındaki bir akıl cumartesi/pazarı düşünüyor, fakat dindar vekiller oy vermezler diye endişe var.

Ne yapalım ne edelin denilir ve bir an Cuma saatinde bu yasayı getirirsek geçirmek daha kolay olur diye düşünüyorlar. Bu haberi alan Mehmet Akif, sofi meşrep vekillere diyor ki, gelin bu gün Cuma’ya gitmeyelim yoksa ömür boyu Cumasız kalacağız. Buna rağmen vekillerin bir kısmı Cumaya gidiyor. Yapılan oylama sonucu hafta sonu tatili bu günkü haliyle kabul ediliyor. O gün bu gündür bir türlü bu yanlış düzeltilmedi maalesef.

Bu kadar önemli bir sorunun şimdiye kadar Türkiye Müslümanları tarafından sorun haline getirilmemesi de halkın sağ duyusunun bir işretidir. Türkiye Cumhuriyeti bu millette bin bir açıdan borçludur. Bu borcun ödeme zamanı geldi de geçiyor.

Benim kanaatim budur siz ne düşünüyorsunuz?

Anahtar Kelime:

Bir Yorum Yazın