Dünyanın Çarkı Ateş Püskürüyor Arkadaş!

  • Haberin Tarihi: 16 Kasım 2015
  • Bu haber 725 defa okundu.
  • Bu Haberi Sosyal Medyada Paylaş:
  • Googleda Paylaş
  • Twitterda Paylaş
  • Facebookta Paylaş

Kardeşim dünya iyi idare edilemiyor, bu terör de defolu yönetim tarzının yan ürünleridir.

 Hele dünyayı uzaydan bir gözlemleyin, olup bitenler gerçekten insana yakışıyor mu?

İlahi rehberliği elinin tersiyle iten insanlık, insan aklıyla;“Ben yaparım, ben ederim” diyerek hayatı yaşanmaz hale getiriyorlar.

Buyurun BM örgütü şu anda sözüm ona dünyanın en gelişmiş teşekkülü, 193 üye ülkesi olmasına rağmen 5  daimi ülke bir karara evet dese evettir, hayır dese hayırdır.

İşin kötü tarafı değerlendirme kriterleri kapitalist dayanaklı, dünya menfaati endeksli insan ve insanlık ikinci planda olan kararlardır.

Dünya eğitimi; hikmetten yoksun hale getirilmiş vaziyette şefkat, merhamet, adalet ve kanaat kavramlarından yoksun hale gelen talim terbiye yetmiyormuş gibi bir de dünyanın bir misafirhane olduğu gerçeği de insanlığa unutturuldu. Derken “af” kavramı ötelendi ve özür dilemek bir eksiklik kabul edilerek“Ben güçlüyüm, haklıyım” diyenlerin sayısı arttı maalesef.

Dünya bir kolay yol bulmuş “her türlü terörü kınıyorum” peki bu musibetten bu kadarıyla kurtulmak kolay mı? Deseniz, değil tabi.

Bu terörün hayata verdiği sıkıntıdan hepimiz kapasitemiz ölçüsünde sorumluyuz. Bunun başından da devletlerin gizli mahfeleri/Gladyoları/CIA’ ları geliyor. Hayatın içinde bu tür faaliyet olmadığı zaman canları sıkılan var.

İnsanlık huzur içinde, saygı içinde, adaletle yaşasın diye yeryüzüne 124 bin Peygamber gönderilmiş, insanlık ise vahyin öğretilerini unutmaya çalışıyor. Kainatı yaratanın umurunda mı sanki? İmtihana tabi tutmuş insanlığı, üstelik kitaba bakmak serbest ama “sekülerizm” teranesiyle, ve  “layıklık” kavramıyla hayatı zehir ettik galiba ne dersiniz?

Düşünebiliyor muyuz? silah sanayii savaş çıksın diye can atarken, ilaç sanayisi, satış olmuyor diye hastalık virüsünü yayıyor.

Diyorum ki kendine gel ey dünya! Bilmeni isterim ki başka bir dünya var. Buradaki kazancımızdan ahrete bir yatırım yapmışsak ne mutlu, fakat gerisi bizi her geçen gün Allah’ın azabına yaklaşıyoruz.

*Lüks hayat,

*Ev ve araba değişikliği hastalığı,

*Cennet hayatını yaşama arzusu,

*Kibir ve gurur, haset ve zulüm,

*Hakka ve haklıdan yana olmama,

*Adil gelir dağılımının yetersizliği,

*Mutlu azınlığın azgınlığı,

*Aç ve açıkta olan insanların haline bigane kalmak,

*Selam ve duayla aramızın açık olması,

*Bana ne? Sana ne? İfadesini sık sık kullanmak,

*”O ülkenin iç işleri, karışamam” deyip haksızlığa seyirci kalmak,

Bin bir türlü derdin derinden derine gelişmesi, yanlış politikalarla beslenmesi, kangrenleşmesi günün birinde değişik tarzda kusmasına vasıta olur. Bu terörist faaliyetler, patlatılan bombalar da bu beklenen, vahim sonuçlardan bir kaçı.

Hal böyle olunca, “dünyanın yönetim tarzı ateş püskürtüyor” demekten başka elimde bir şey kalmadı dostlar.

O zaman sonuç üzerinde kafa yormaktansa, nedenleri üzerinde kafa yoralım, çözüm üretip, terörün kaynağını kurutalım ne dersiniz?

Fikir teatisinde daima fayda var.

Anahtar Kelime:

Bir Yorum Yazın