“Irkçılığın olduğu yerde biz yokuz”

  • Haberin Tarihi: 19 Kasım 2015
  • Bu haber 695 defa okundu.
  • Bu Haberi Sosyal Medyada Paylaş:
  • Googleda Paylaş
  • Twitterda Paylaş
  • Facebookta Paylaş

 

Bizler ölünce iyi de sizler ölünce niye canınız yanıyor? Bizler öldürülünce sıkıntı yok ama sizler öldürülünce terörü lanetliyorsunuz. Dünya medyası ve yerel medya acaba neden eşit şartlarda haber sunmuyor? Neden aynı hassasiyeti sergilemiyor? Neden sesi çıkanlar bir yerleri görür bir yerlere sağır, dilsiz ve kör kalabiliyorsunuz.
Afganistan’da, Bosna’da, Irak’ta, Suriye’de ve daha nice yerlerde soykırımlarda katledilen milyonlarca Müslüman için neden terörü lanetleyen sizler aynı duruşu sergilenmediniz acaba? beyinlerde yüzlerce soru işareti bırakıyor.
Sadece ölenler olsa yine de acımızı içimize gömüp sizleri Allah’a(c.c) havale ederiz. Lakin geride kalanların yıllarca yaşadıklarının hesabı ne olacak? Yetim kalan çocuklar, dul kalan anneler, sakat kalan milyonlarca kişi, tecavüze maruz kalanlar ve daha sayamadıklarım var. Sizleri hesabı çetin olan Allah’a(c.c) havale ediyoruz.
Bunların müsebbibini neden lanetlemiyorsunuz?
Neden hep Müslümanların yaşadığı yerlerde gözyaşı dinmiyor?
Neden silahların deneme tahtası olarak bizler kullanılıyoruz?
Amuda sineması katliamını, Halepçe’yi, Bosna’da hala kayıp yiğitleri…Darağıcında sallanan bedenleri…İmam Ebu Azamı(Numan Bin sabit), Ömer Muhtarı, İskilipli Atıf hocayı, Seyyid Kutup’u, Şeyh Ahmet Yasin’i, Şeyh Said’i (rahmetullahi eleyhim) ve nicelerini nasıl unuturuz. Bunların tek müsebbibi Allah’ın(c.c) düşmanları ve yandaşlarıdır.
Şimdi kalkmış terörden bahsedenler! gülünç hale düşüyorsunuz. Yazık hem de çok yazık. Bizlere reva görülünce neredeydiniz diye sorsak nasıl bir cevap verirsiniz bilmem. Ama öyle bir plan ile karşı karşıyayız ki bizlerin ölümü sizlerin gözünü doyurmuyor. Yurtlarımızdan çıkarılıyoruz. İhtiyar, genç demeden yollara koyuluyor, evler yıkılıyor, yurtlarından çıkarılıyorlar ve bir daha dönmek isterlerse bile böyle bir şansları kalmasın diye heryeri yerle bir ediyorsunuz, Ateşe veriyorsunuz
Bizler asla ve asla terör örgütlerini ve hiçbir terör eylemini onaylamıyoruz. Bizler alemlere rahmet olarak gönderilen Muhammed Mustafa’nın(s.a.s) ümmetiyiz. İnsan; bizim dinimizin en önemli değeridir. Bu değeri kendi ameliyle taçlandırır. Sonuçta onu yaratan onun hesabını görecektir. Hiçbir insan başkasının yaşam hakkına müdahale etme yetkisi yoktur. Ve bu İslam dininde büyük günahtır.
Irkçılığın en doruk noktasını yaşıyor olmamız bu tür saldırıların da devam edeceğinin göstergesidir. Irkçılığın her türlüsünü yasaklayan bir dinin mensubu olarak hakikaten çok tedirginim. Geleceğe umutla bakmak istiyoruz. İnsanın zulüm gördüğü, insanın rencide edildiği, insanın katledildiği bir dünyada nefes almak zor geliyor.
Yapılan eylemlerin faturasını İslam’a kesmek en büyük edepsizliktir. İslam asla terörizm ile aynı anda anılamaz. Çamur at izi kalsın hesabına yatanlar o çamur da boğulacaklardır inşallah.
İnsanlara hayat veren bir dine mensup olduğumdan dolayı da iftihar duyuyorum. Savaş halinde bile düşmanın açlıktan kırıldığı haberini duyup ihtiyaçlarını karşılayan bir peygamberin tebliğ ettiği İslam dinini terörle anmak vicdansızlıktır. İnsanların daha rahat bir yaşam sürdürmeleri için binlerce peygamber gönderilen bir dinin mensubu olmak bahtiyarlıktır.
Verilen fırsatı değerlendirmeyip ölen bir insanın arkasından “fırsatı kaçırdı” diye ağlayan rahmet peygamberinin(s.a.s) ümmeti olmak ayrıcalık olsa gerek.
Irkçılık yapanları sevmiyor, onları sevenleri de sevmiyorum…
Yaşanası bir dünya için duamız var.
Selam ve dua ile…

 

Anahtar Kelime:

Bir Yorum Yazın