Kale yine aydınlatıldı

  • Haberin Tarihi: 27 Mayıs 2015
  • Bu haber 1053 defa okundu.
  • Bu Haberi Sosyal Medyada Paylaş:
  • Googleda Paylaş
  • Twitterda Paylaş
  • Facebookta Paylaş
Kale yine aydınlatıldı

Tarihi Mardin Kalesi’nin aydınlatma sisteminde yaşanan arıza onarıldı.
Şehrin üst tarafına kurulmuş olan, aydınlatma sistemi ve trafosunda meydana gelen arıza nedeni ile bir yıla yakın süreden beri eski görüntüsünden uzak kalan Mardin Kalesi, Valilik tarafından aydınlatma sisteminin onarılması ile geceleri eski görüntüsüne kavuştu.
Valilikten yapılan açıklamada, “Trafolarda meydana gelen teknik arızaların giderilmesi neticesinde Mardin Kalesi ışıklandırılması sağlanmış olup 20.00 – 00.30 saatleri arasında ışıklandırma hizmeti verilmeye başlanmıştır” denildi.

Mardin Kalesi
Diğer adı “Kartal Yuvası” olan Mardin Kalesi, Subari, Sümer, Babil, Mitaniler, Asur, Pers, Roma, Bizans, Emevi, Abbasi, Hamdaniler, Selçuklular, Artuklu, Karakoyunlu, Akkoyunlu, Safaviler, Osmanlılar dönemlerini kimi zaman zaferlerle, kimi hayal kırıklıklarıyla yaşamış çok önemli bir kale. MS. 330 yılında ateşe ibadet eden ve güneşe tapan Şad Buhari isminde bir kral gelip Mardin kalesinde kalmış. Hasta olan kral, kalede iyileşince, kendisine bir kasır yaptırıp, 12 yıl burada yaşamış. Daha sonra kendi memleketi Pers ve Babil’den birçok asker ve sivil getirip, onları bölgeye yerleştirmiş. Getirilen halk sayesinde kent zenginlemiş, gelişmiş. M.S.442’daki bir veba salgını kale halkının sonu olmuş. MS. 542’e kadar Mardin Kalesi boş kalmış.
Kalenin ovadan yüksekliği bin metre kadar. Kalenin bir kısmı sarp kayaların üzerine oturmuş. Kalenin güney kesiminde bir kule hala ayakta. Kalede daha önceleri mesken olarak kullanılmaya yarayan kalıntılar gözlenmiş. 19.yüzyılın ilk yarısında mevcut olan surların, bugün bazı yerlerde yalnız temellerine rastlanıyor. Bir çok kez kuşatılan kale, Timur’u bile çileden çıkaran direnişini, bünyesinde barındırdığı su sarnıçları ve ambarlarındaki bolluk ile sağlamış. Şehrin altı kapısı varmış. Bunlar; batıdaki Diyarbakır Kapı, doğuda Savur Kapısı, kuzeyde Bab-ı Şavt, kuzeybatıda Bab-ı Hamara, güneybatıda, Bab-ı Zeytun, güneyde Bab-ı Cedid (Yeni kapı). Bu kapıların sağlamlığı kalenin uzun yıllar zapt edilemeyişine önemli bir etken teşkil etmiş. Kartal Kalesi’nin şöhreti o kadar yaygınmış ki, pek çok şaire ilham kaynağı olmuş.

Anahtar Kelime:

Bir Yorum Yazın