Kendine Gel, Ey Toplum!

  • Haberin Tarihi: 23 Temmuz 2015
  • Bu haber 763 defa okundu.
  • Bu Haberi Sosyal Medyada Paylaş:
  • Googleda Paylaş
  • Twitterda Paylaş
  • Facebookta Paylaş

Zaman, selamlaşma zamanı,

Zaman, dua etme zamanı,

Zaman, muhabbet zamanı,

Bu üç kavramın yeri ne doldurabilir ki?

Baksanıza toplum mühendisleri özellikle bu değerlerle kavgalıdır. Halbuki biz bir ümmet isek iletişim dilimi de aynı olmalı ki iletişimde zorluk çekmeyelim, aramızda iletişim oldukça paylaşamayacağımız bir şey kalmaz dolayısıyla hayatta sıkıntı oluşması için neden de kalmaz.

Bu ülkede Kürt sorununu bu hale getirenlerin boynu kırılsın! Ben 22 yıl önce hükümete on sayfalık bir rapor göndermiştim, bu günleri göremeyecek kadar ebleh(zekadan yoksun) ya da dış dünyanın azı dişleri olacak kadar adi kimseler sözlerimize kulak vermediler ve sorun büyüdükçe büyüdü bu gün de sorunu çözmekte, kontrol altına almakta zorlanıyoruz.

Yenimle söylüyorum bu sorunun en masum tarafı Kürt tarafıdır, PKK’yi dağlara çıkaran eski defolu devlet anlayışıydı, orda kalma süresini uzatanlar da siyasi partiler ve muktedir olamayan hükümetler oldu.Buna Şamanist ve Zerdüşt zihniyetli siyasi zihniyette inhibitör oluyor. Çünkü bundan beslenerek siyaset yapıyorlar.

İş basına kalırsa hala PKK üzerinde Kürt vatandaşlarına hücum etmeye devam… gel de kahrolma!

Benim gördüğüm, yaşadığım sıkıntıları düşünüyorum da ovada kalmak dağa çıkmaktan daha zor ama “insanoğlu dilediğini yapmak için yaratılmamıştır” akıl, iman ve ilim dağa bağa çıkmayı engelliyor, diyerek “kalem ve kelam” ile sürece katkı/destek veriyorum. Her fırsatı barış huzur adına değerlendiriyorum. Beni zorluyorlar, taraf olamaya itiyorlar ama ben taraf tutmuyorum çünkü orada kurtuluş yok sadece nefsin istediği bir rehavet ve rahatlık var.

Ben tüm paydaşlar için doğruya doğru yanlışa yanlış diyorum, Hem Kürt hem Türk vatandaşlarımdan istirhamım şudur, gelin gençliği barış ve huzura hazırlayalım olmaz mı?

Eğer Türk isen gençlere şunu diyebilirsiniz?

Kürtler, Malazgirt’te Aplarslan’ın ordusuna destek verdiler,

Çanakkale’de atalarımız kol kola düşmana karşı savaştı beraber şehit düştü, beraber gazi oldu,

Kuva-ı milliye hareketi doğudan başladı,

Kıbrıs barış harekatında Kürtler askerlik şubelerinin önünde sıraya girmişlerdi gönüllü askerliğe gitmek için,

Biz ne yaptık, Kürtleri inkar ettik, baş kaldıranların başını ezdik, sürgün ettik, bölgeyi sahipsiz bıraktık ihmal ettik,

Bununla birlikte Kürtler hem askerliğini yaptılar, hem vergisini verdiler kahır ekseriyeti de buna rağmen onurlu bir vatandaş olarak işine gücüne bakıyor, bir gün devletin aklı başına gelir diye sabrediyor.

Bu gün eğer barış süreci kısmi bir rahatlama varsa bunların yüzü suyu hürmetine olduğunu unutmayalım,

Eğer Kürt isen,

Gençliğe deki, Bu cumhuriyet hepimizin bunu kıskanan düşman aramıza nifak soktu, bunu yaparken de derin devleti kullandı, Bizi Türklere düşman etmeye çalıştı.

Bunu fark eden devlet zaman zaman hatasını telafi etmeye çaba göstermeye çalıştı ise de başarılı olamadı, bu fark ediş rahmetli Turgut Özal zamanında başladı adamı yok ettiler, Recep Tayyip Erdoğan bu soruna sahip çıktı derin devleti elimine eti ama karısına sol zihniyetle çıkan sözüm ona Kürt partisi dilinden anlamıyor, hem parti, hem yetkisiz derken iş zora giriyor.

Dostlar bizim bu devleti adam edip huzurlu bir toplum olarak Anadolu’da yaşamaktan başka bir tercihimiz yok.

Buyurun hangi ülke olmak istiyorsunuz?

İran mı? Irak mı? Suriye mi? Yoksa Mısır ve ya Libya mı? İsterseniz gidin Suudi kralının şemsiyesinde esaret hayatını yaşayın arkadaşlar, biri diğerinden beter.

Zaman birlik ve beraberlik zamanı “katil Erdoğan” diyenler de “bebek katili Apo” diyenler de doğru yolda değiller. Baksanıza iki zihniyet de koalisyon kurmaktan uzak duruyor.

Benden söylemesi

Anahtar Kelime:

Bir Yorum Yazın