NEYİ KUTLUYORUZ?

  • Haberin Tarihi: 17 Aralık 2015
  • Bu haber 714 defa okundu.
  • Bu Haberi Sosyal Medyada Paylaş:
  • Googleda Paylaş
  • Twitterda Paylaş
  • Facebookta Paylaş

Yitip giden ömrüne sevinmek aklıselim bir insanın sergileyeceği bir tutum değildir. Geçmişini iyi tahlil edip geleceğe daha emin adımlarla ilerlemenin muhasebesinde olan insan bu dünyaya gelişinin bilincinde olandır.
Yıllarca bu konuda çok şey yazıldı ve belki de çok şey yazılacak da. Biz Müslümanların başkalarının yılbaşını kutlaması kadar ahmak vari bir hareket olduğu düşünemiyorum.
Bizden olmayanlar neden bizim yılbaşımızı kutlamıyor da bizler kutluyoruz ? Çoğunluğu Müslüman olan bir ülkede neredeyse her yerde yılbaşı kutlaması süsleri satılmakta, reklamı yapılmaktadır. Çok üzücü bir durum.
Koskoca bir yıl ömürden gidiyor ve buna Allah’ın(c.c) razı olmayacağı bir şekilde seviniyoruz. Acaba neyin başarısına seviniyor, kutluyoruz? Ağlayacak, tefekkür edip tevbe istiğfar edeceğimiz yerde halimize gülüp geçiyoruz, şeytana keyf lazım…
Dünyanın hiçbir yerinde bizde ki özentinin benzerine rast gelemezsiniz. Bu özenti bizleri her şekilde özümüzden uzaklaştırıyor. Tarihte ve günümüzde bize her türlü eziyeti reva görenlere özenmek ciddi bir hastalık. Tedavisine başlanılmazsa ciddi sonuçlar doğurur.
“insan ziyandadır” diye ferman buyuruyor yaradan. Neyin telaşındayız? Bu zamanın sahibi biz değiliz. Nasıl harcayacağımız da bizim değil, Allah’ın (c.c)istediği gibi olmalı.
Allah’ın(c.c) dininde şans oyunları haramdır. Bu güne özel oynanan tüm şans oyunları da bu kapsamdadır.
Hayatımızın anlamlı geçmesi hayatımızı neye göre ayarladığımız ile doğrudan bağlantılıdır. Her anımızın kayıt altına alındığı şuuruyla yaşamak, bizlerin daha az hata yapma şansını sunar.
Bir kaç gün sonra ne olacağını bilemeyiz. Ama bildiğim bir gerçek var oda bu dünyada insanlar aç, insanlar yurtlarını terk etmeye zorlanıyor. Evsiz barksız bırakılıyor. Hayalleri çalınan insanlar biliyorum. Ateş her yanı sarmak üzere ne ki ateş sadece düştüğü yeri yakıyor. Bu ateş bize dokunmadıkça sıcaklığını hissedemeyiz.
Her gün insanlar ölüyor ve bir şey yokmuş gibi bir hava estiriliyor. Müslümanlar öldürülüyor ve bunu yılbaşı diye kutlayacaklar! Bu kadar zulmün yapıldığı bir dünyada tebessüm etmek bile zor gelmeli… oysa nerde…
Yılbaşı bizim yılbaşımız değil. Bizim derdimiz bize yeter. Yaşadığımız travmalar bize hayata başka bir pencereden bakmayı öğretmeli. Allah’ın(c.c) razı olmayacağı bir hal üzere bir gün bile geçirmemiz düşünülemez. Bu bizim için bir kayıptır. Ve bunun vebalini ödeyemeyiz.
Allah(c.c) bizleri islam şuuruyla yaşamayı ve bu şuur ile ölmeyi nasip etsin.
Ve ehiru davane enil hamdu lillehi rabbil alemin.

Anahtar Kelime:

Bir Yorum Yazın