Oy ve Ötesi

  • Haberin Tarihi: 5 Haziran 2015
  • Bu haber 926 defa okundu.
  • Bu Haberi Sosyal Medyada Paylaş:
  • Googleda Paylaş
  • Twitterda Paylaş
  • Facebookta Paylaş

Bilinen o ki insanlık tarihi boyunca toplumun yönetim tarzı hep sorun olmuş. İslam’ın çere olarak insanlığa kazandırdığı “biat” usulü yönetici seçme, bir vesileyle şekil değiştirerek iyi ya da kötü bu günkü seçim yöntemiyle parlamentoya vekil gönderme şeklini almıştır.

Bu tarz bir seçimde “geda ile ağanın” oyu bir olduğu için insana salt insan olduğundan dolayı insancıl ve adil bir usul olduğu açıktır. Ancak bu adil yöntemi kıskanan, içselleştirmeyen kimseler değişik hilelerle niteliğini bozma peşindeler.

Bunlardan biri, algısal havalar oluşturarak toplumu 2-3 aylığına bazı fikirlerle hipnotize ederek seçim sonrası ikinci gününde.

Söyledik olmadı, evdeki hesap çarşıya uymadı, o altını çizdiklerimin siz üstünü çizin gibi laflarla “dün dündü, bu gün bu gündür” laf ebeliğiyle hile katarak bu seçme ve seçilme yöntemini değerden düşürüyorlar. Fakat bir hakikat var ki oluşturulan meclis ve meclisten onay alan hükümet 4 yıl boyunca memleketi idare ediyor/edecek.

Hal böyle olunca “oy” deyip geçmemek lazım bir de “ötesi” var. Kısacası her vatandaş oyundan mesuldür. Kullanmakla yükümlüdür velev ki oyunu iptal da etse, çünkü o da bir tepkidir.

Ben bir vatandaş olarak sandık görevini alıp 2 yüz-3 yüz lira kazanmaktansa seçimin sağlıklı, hile hurdasız yapılmasına katkı adına “oy ve ötesi” adıyla çalışan sivil toplumun bir çalışanı olmayı tercih ettim.

Oy kullanmaya gelince her vatandaşın iyi düşünerek oyunu kullanması gerektiğine inanıyorum.

Eksisiyle artısıyla 12 yıldır bu ülkeyi idare eden, toplumuza ve dünyaya güvenilir bir profil ortaya koyan, inanç ve kültürel değerlerimize yaşama imkanı kazandıracak kadar haklarımızın önünü açan, ekonomiyi bir derece düze çıkaran, AK Partinin iktidarına devem diyebilmek mantıklı bir karar olacağına inananlardanım. Bu yeni dönem Ahmet Davutoğlu’nun önderliğinde daha da iyi gelişeceğine kanaatim var.

Yani aslında bu dönem AK Parti kendine bir alternatif muhalefet olacağına benziyor. Bu devletin hazinesine göz diken ve nüfuzundan yararlanan kimselerin kulaklarının çekilme dönemidir. 8 Haziran’dan tez yok iki yazımdan biri AK Partinin bu konuda kendini düzeltmeye ayırmaya gayret edeceğim.

Muhalefetin neyin peşinde olduğunu hala anlayamadım. MHP milliyetçi duruşuyla tarzını sürdürürken, CHP şimdiden hazineyi boşaltmaya karar verdiği izlenimi veriyor, HDP’nin doğu güney doğu bölgesine oluşturduğu militarist hava sağduyulu bir vatandaş olarak beni endişelendiriyor. Umut ediyorum ki ekranların arkasındaki akılları barışçıl bir niyet taşır ve meclise girmeyi başarırlar. Ama temennimin şartlı olduğunu unutmayın. Çünkü bu tür ucuz siyasetten sefaletten öte bir şey çıkmaz.

Hele hele bir partiden paralel kokusu geliyorsa fersah fersah uzak durmak lazım, çünkü paralelin aklı dışarıdan besleniyor.

İnsanlık militarizmden illellah etmişken, Kürt vatandaşlarımız üzerinde oluşturulan militarist bu nüfuz hayra alamet olmadığı gibi hayatı da zora sokmakta ve toplumu mutsuz etmektedir.

Gereksiz yere din ve diyanetle uğraşması, ahlaksız insanlar topluluğu olan LGBT’lilere ışık yakmaları, her fırsatta Cumhurbaşkanına ağır hakaretler yağdırmaları insanı ürkütüyor.

Bu ülke bir ivme kazanacaksa %52 ile seçilmiş Cumhurbaşkanı ile barışık olmalı, bir parti cumhurbaşkanı ile kavgalı ise bu millete kazandıracağı bir şey yoktur, kuru tartışmayla vaktini geçirerek halkı uyduruk hikayelerle aldatarak devlete millete zaman kayıp ettirecek demektir.

Saadet-BBP birlikteliği hoşgörü ve toplumsal huzur açısından önemsenmesi gereken bir seçim ittifakıydı, ama bir açıdan geç oldu diğer açıdan vekil aday profilleri sansasyon oluşturmadı, Kamalak kendi başına başarıya bir engel gibi gözüküyor.

Bu seçimin önemsenmesi gereken renkliliği/yeniliği bağımsız “Hür Adaylar”dır. Hüda-Par’ın desteklediği bu adaylar pırıl pırıl insanlar, hak ve hakikate tercüman olabilecek, Mütedeyyin Kürt’lerin sesi olacak kimselerdir. Şehrinizde bu adaylardan bir varsa en az üç oyunuzdan birini kendilerine vermeniz hayra hizmet olacağına inanıyorum.

  1. Meclis inşallah “barış meclisi” olarak anılacak dolayısıyla bu “Hür Sesin” meclise yansıması elzemdir, diye düşünüyorum.

Huzurlu ve mutlu bir dünya dileklerimle iyi seçimler, oyunuzu kullanmayı unutmayın!

Anahtar Kelime:

Bir Yorum Yazın