Selam Muhammed’e(s.a.s) ve onun yolundan gidenlere…

  • Haberin Tarihi: 29 Ekim 2015
  • Bu haber 790 defa okundu.
  • Bu Haberi Sosyal Medyada Paylaş:
  • Googleda Paylaş
  • Twitterda Paylaş
  • Facebookta Paylaş

Selam Muhammed’e(s.a.s) ve onun yolundan gidenlere, yanındayız!

Edebi edepsizlerden öğrendik…

 

Hepinizin malumudur geçen günlerde Diyarbekir’de Hz. Muhammed’e (s.s.) karşı başlatılan çirkin kampanyayı. Bu vesileyle birkaç şey yazmayı ve tepkimi koymak adına sizlerle hazbihal edeyim dedim. Başlarken bu saldırıyı lanetliyor ve kınıyorum. Kimler ne maksatla böyle bir şey yapmaya kalkıştıysa bilmiyorum lakin bildiğim bir şey var ki Müslümanların sabrının sınanmayacağıdır. Söz konusu Peygamberimiz olunca yürekli insanların tepkisiz kalmayacağını herkes bilmelidir.

Diyarbekir’de yapılan bu olay kasıtlı ve bilinçli yapıldı. Hassas bir bölge de böyle bir olayı tertiplemek fitne tohumu ekmekten başka bir şey değildir. Müslüman mahallesinde salyangoz satmaya benzer, sattırmayacağız. Karikatür rezaleti bu gün yalnız yaşanmadı. İlk değil ve son olmayacak gibi görünüyor. Ama şunu iyi hesap edemiyorlar. Bizim sahibimiz Allah’tır.(c.c) Peygamberimizi de bizi de koruyacak olan odur. Çünkü biz Allah’tan başka kimseye güvenmiyoruz. Sadece O’na tevekkül ederiz.

Müslümanların zafiyetinden faydalanmak istiyorsanız şunu unutmamanızı tavsiye ederim: Allah(c.c) nasıl ebrehe ordusundan kabeyi koruduysa Muhammedini(s.a.s) de şimdiki ebrehelerden koruyacaktır. Bu saygısızlığı yapanların ebreheden farkı yoktur. Hatta daha da alçaktırlar.

Akla şöyle bir soru geliyor: acaba şahsi veya ailevi bir saldırıya maruz kaldığımızda verdiğimiz tepki ile kutsal değerlerimize hakaret edildiğinde verdiğimiz tepkiyi ölçtüğümüzde hangisinin ibresi daha yüksekte? Tepkisiz kalmayalım.

Canımızı yakanların canı yansın.

Safımızı belirlemeliyiz. Kimlerle yol aldığımıza iyi bakmalı. Gün gelir yok olacağız ya da yol aldıklarımız. Ve hesabını herkes tek başına verecek. Neden Diyarbekir? Çünkü orda her ırktan insanlar var. Çünkü hasas bir ortam ve herşeyin daha iyi sahneleneceğini hesap etmiş olmalılar. Bizi can damarımızdan vurmak istiyorlar. Orda yaşayan kardeşlerimizi birbirine kırdırtmak istemeleri gayet doğal çünkü amaçları bu. Müslümanları yok etmenin tek yolu onları birbirlerine vurdurtmak….kutsal değerlerine saldırmak…

Ey Diyarbekir’liler!

Ey dünya Müslümanları!

Derdiniz dininiz, derdiniz kutsallarınız olmalı. Kutsalı ayaklar altına alınan bir topluluğun yaşama şansı yoktur. Bizler; izzetimizi İslam’dan alıyoruz. Efendimiz Muhammed Mustafa’ya yapılacak her türlü saldırıya karşı tek vücud olmalıyız.

Salavatımızı şimdi çekmeliyiz. Kuru kuruya salavat olmaz ve anlamı da olmaz. Şimdi Peygamberimize(s.a.s) sahip çıkma zamanı. İnsanlığa rahmet olarak gönderilmiş olan son peygambere(s.a.s) yapılan hakaret hazmedilecek bir şey değil. Ben Müslüman diyen herkesin vicdanını sızlatmalı.

Küstahça bu elemi gerçekleştirenleri Allah’a (c.c) havale ediyorum. Düşmanın dahi merdi makbuldür. Lakin bunlarda ne ararsın varda mertlik yok. Kendilerine saygıları bile kalmamış. Güneş balçıkla sıvanmaz. “Kafirler hoşlanmasa da Allah nurunu tamamlayacaklardır.” Tevbe /32

Diyarbekir’de tepkisini gösteren yürekli kardeşlerimi selamlıyorum. Rabbim onlara şahit, yar ve yardımcıları olsun. Bölgemizin huzurunu kaçırmaktan başka dertleri olmayan Ebucehillere gereken cevabı değerlerimize vereceğimiz ehemmiyet ile göstereceğiz. Bu ehemmiyet sadece tepki ile değil onu hayata taşımakla mümkündür. “hiçbir şey yapamıyorsak bile imanın en zaif olan halkası kalbimizle buğz edelim.”

Bizleri yaratan Allah(c.c) başkalarının değerlerine hakaret etmeyi de yasaklamıştır. Bizler onlar gibi bir davranışta da bulunamayız. Ahlaksızlarla ahlaklı, edepsizler ile edepli, kendini bilmezlerle dik durarak hesaplaşmalı.

Resulullaha(s.a.s) öyle bir şeref verilmiş ki asla kimse öyle bir şerefe nail olamayacaktır. Yeryüzünde ondan daha fazla sevilecek bir kişiliğe rastlayamazsınız. Onların da zoruna giden bu. Görmeden bir insana bu kadar bağlılık onları çıldırtıyor. Ne yapacaklarını şaşırmış durumdalar. İsmini bile duymaya tahammülleri yok.

Canınız çıksa da bu sevdadan dönüşümüz yok. Bizim en büyük önderimiz Muhammed Mustafa’dır.(s.a.s)

Selam 0’na, ehline, ashabına ve onun yolundan gidenlere…

 

Anahtar Kelime:

Bir Yorum Yazın