Türkiye’de Kayıt Dışı İstihdam-1

  • Yazının Tarihi: 6 Eylül 2019
  • Yazar: Mehmet Sait Çakar
  • Bu yazı 102 defa okundu.
  • Yazıyı Sosyal Medyada Paylaş:
  • Googleda Paylaş
  • Twitterda Paylaş
  • Facebookta Paylaş

Kayıt dışı istihdam kavram olarak 1960’lardan itibaren batı ekonomilerinde kullanılıyordu. Bu kavramın tarif o yıllarda her ne kadar tam olarak yapılmamış olsa da “Kayıt Dışı İstihdam” ile gölge ekonomi, gayri resmi ekonomi, gizli ekonomi, düzensiz ekonomi, marjinal ekonomi, görünmeyen ekonomi, paralel ekonomi, illegal ekonomi, informel ekonomi, yer altı ekonomisi ve benzer menfi anlamları çağrıştıran yapılan için kullanılıyordu. Lakin bu kavram 1970’e kadar her ülkenin rejiminde ve malî sisteminde farklı anlamlarda kullanılıyordu. Ama 1970’de “Kayıt Dışı İstihdam” kavramı ilk kez Uluslararası Çalışma Örgütünün (İLO) 1970 yılında gerçekleştirdiği Dünya İstihdam Programında (World Employment Program) yayınladığı Kenya Raporunda tarifi yapılarak kullanılmıştır (Çakar, 2007).

Ama İLO kayıt dışı istihdamın kavramıyla meşru ve gayr-ı meşru işleri birbirinden tam olarak ayırmadığı için Avrupa Birliği tarafından 1998 yılında hazırlanan raporda kayıt dışı istihdam yeniden tarif edilerek literatüre kazandırılmıştır. Buna göre kayıt dışı istihdam, nitelik olarak yasal fakat kamu kurumlarına bildirilmemiş herhangi bir ücretli faaliyet şeklinde tanımlanmıştır. Yani kayıt dışı istihdam hem resmi veya gayri resmi sektörde hem de kayıt dışı ekonomik faaliyetlerde kendi adına ya da ücretli olarak çalışan ama bu faaliyetleri kamu kayıtlarına yansımayan ve dolayısıyla vergilendirilmeyen her türlü istihdamdır.

Ülkemizde de kayıt dışı istihdam 1980’lerden itibaren devletin ülkedeki her türlü geliri tasnif etmek ve bu tasnif edilenlerin arasından uygun olanları vergilendirmek için bu nüfuz edemediği malî yapıları “kayıt dışı istihdam” olarak tanımladı ve bunu yaparken ülkedeki birçok malî yapının geleneksel tarım ve ziraata ile aile teşekkülüne dayandığını göz ardı ederek ve bu alanlarda çalışanları bir düzenlemeyle “kayıt dışı istihdam” haline getirdi (Çakar, 2019).

  1. Kayıt Dışı İstihdam
    Kayıt dışı istihdamın sebep ve sonuçları bakımından fevkalade karmaşık ve geniş bir olgu olmasından dolayı tüm bu unsurları kavrayan ve genel kabul görmüş bir tam olarak bulunmamaktadır. Lakin yapılan tariflere istinaden kayıt dışı istihdamın genel özellikleri aşağıdaki sıralanmaktadır;
    Kayıt dışı istihdamın ya da kayıt dışı ekonomik faaliyetlerin genel özelliklerinden birincisi öncelikle düzenlemelere aykırı olmasıdır. Devletin düzenlemelerini kabul etmeyen mükelleflerin ekonomik faaliyetleri belgesiz olarak gerçekleştirildiğinden kayıtlara yansımamakta ve böylece kamu idaresinden gizli olarak yürütülmektedir. Bu sayede mevzuatla konulan sınırların dışına çıkılmakta birtakım yükümlülüklerden kurtulma imkânı elde edilmektedir. Kayıt dışı sektördeki işveren iş kanunlarınca belirlenen yasak ve sınırlamalara uymamakta; asgari ücret seviyesinin üstünde ücret ödeme, azami çalışma sürelerine uyma, işçi sağlığı ve işyeri güvenliğini sağlama, belli bir sayıda sakat ve hükümlü istihdam etme gibi yükümlülükleri yerine getirmemekte, sendikaların baskısından kurtulma, daha az vergi ve sigorta pirimi ödeme imkânına sahip olmaktadır. Kayıt dışında faaliyette bulunan işverenler ayrıca tüketici, çevreyi koruma ve ruhsat alımı konularıyla ilgili kanunları da görmezden gelebilmektedirler. Kayıt dışı çalışan işçi, iş ve sigorta mevzuatında düzenlenen ücretli izin, hastalık izni, doğum izni, hastalık, malullük, analık sigortası veya yaşlılık, ölüm, emeklilik sigortaları ile iş göremezlik ödeneği gibi haklardan mahrum kalarak mağdur olmaktadır. Kısaca kayıt dışı çalışan işveren ve işçi bir bakımdan yasalar ve idari düzenlemelerin getirmiş oldukları maliyetleri yok ederken bir bakımdan da yasalarla ihdas edilen haklardan da mahrum kalmaktadır (Kaleli, 2015: 11).

Kayıt dışı ekonomik faaliyetlerin genel özelliklerinden ikincisi vergilendirilememesidir. Vergilendirilmesi gerektiği halde vergi idaresine bildirilmeyen bu ekonomik faaliyetler belgesiz oldukları için kamu idaresinin bilgisi dışında gerçekleşmektedir. Kayıt dışı çalışan işveren; işçiden gelir vergisi stopajı yapma sorumluluğundan kurtulma, sosyal sigorta primlerini yatırmama, kıdem tazminatı karşılığı ayırma yükümlülüğünden kurtulma gibi önemli bazı avantajlar elde etmektedir. Kayıt dışı çalışma işverenin cebinden çıkan para ile işçinin cebine giren para arasındaki farkı azaltarak istihdam maliyetini düşürme imkânı sağlar.

Kayıt dışı ekonomik faaliyetlerin genel özelliklerinden üçüncüsü ölçülememesidir. Belgesiz, evraksız, kayıtsız ve devletin bilgisi dışında gerçekleşen gelir yaratıcı bu ekonomik faaliyetler ölçülememekte ve bu yüzden resmi GSMH hesapları dışında kalmaktadırlar.

Kayıt dışı ekonomik faaliyetlerin genel özelliklerin dördüncüsü de haksız rekabete neden olmasıdır. Kayıt dışı ekonomik faaliyette bulunan müteşebbisler kayıtlı olarak faaliyette bulunanlara karşı, haksız bir üstünlük elde ederler. Kayıt dışı işçi çalıştıran işverenler hem gelir vergisi yatırmadıkları gibi hem de sosyal sigorta primlerini yatırmadıkları için, istihdam maliyetlerini asgari seviyede tutma imkânına kavuşmaktadırlar. Aynı şekilde hammaddeyi belgesiz alan üretici, bir taraftan katma değer vergisi ödemekten kurtulurken, diğer taraftan belgesiz, kayıtsız ve vergisiz olan ürünlerini piyasaya daha ucuz olarak sunmak imkânına kavuşmakta, kayıtlı olarak çalışan üreticiye önemli ölçüde rekabet üstünlüğü sağlamaktadır (Altuğ, 1994: 20-21).
1.1 Kayıt Dışı İstihdamın Nedenleri Kayıt dışı istihdam düzeyinin yüksek olduğu ülkeler genellikle enflasyonun yüksek seyrettiği, gelir dağılımının adaletsiz ve ekonomik denetimlerin etkin yapılamadığı gelişmekte olan ülkeler olduğundan dolayı bir ülkede kayıt dışı istihdamın ortaya çıkmasına sebep olan işçiye ve işverene ait özel sebepler olsa da makro anlamda gelişmişlik düzeyleri ile birlikte idari ve bürokratik nedenler, ekonomik ve malî nedenler, sosyal ve kültürel nedenler önemli rol oynamaktadır. Bu anlamda kayıt dışı istihdamın nedenleri aşağıdaki gibi sıralanabilir;

1.1.1 Ekonomik ve Malî Nedenler
Kayıt dışı istihdamın nedenlerinin başında ülkelerin ekonomik ve malî yapısı gelmektedir. Bireyleri kayıt dışılığa yönlendiren ekonomik nedenlerin başında ise daha fazla kazanma arzu ve isteği gelmektedir. Özellikle işverenlerin üretim maliyetlerini azaltarak daha fazla kazanç elde etme güdüsü onları kayıt dışılığa yöneltirken, çalışanlar ise işsiz kalmamak ve kısmen de olsa daha çok kazanç elde etme adına kayıt dışı istihdama rıza gösterebilmektedir. Özellikle enflasyonist ortamlarda gelecekle ilgili satın alma gücündeki belirsizlikler, müteşebbislerin yatırım ve istihdam kararlarını olumsuz etkileyerek işsizliğe ya da kayıt dışı istihdama sebep olabilmektedir. Tarım kesiminin ekonomi içerisindeki payı, gelir ve kaynak dağılımındaki adaletsizlik ve bunun ortaya çıkarmış olduğu yoksulluk, işsizlik oranındaki artışlar, ülkedeki küçük ve orta ölçekteki işletme sayısı, küçük işletmelerin rekabet güçleri gibi nedenler kayıt dışı istihdam oranını etkileyen önemli ekonomik faktörlerdir.

Bir Yorum Yazın