Türkiye’de Kayıt Dışı İstihdam-2

  • Yazının Tarihi: 6 Eylül 2019
  • Yazar: Mehmet Sait Çakar
  • Bu yazı 235 defa okundu.
  • Yazıyı Sosyal Medyada Paylaş:
  • Googleda Paylaş
  • Twitterda Paylaş
  • Facebookta Paylaş

Ülkelerin vergi sistemleri, malî denetim eksikliği, ağır vergi yükü ve siyasal yapı gibi nedenler ise kayıt dışı istihdama sebep olan malî ve idari faktörler arasında sayılabilir. Bunun için işverenler ya istihdam edilenlere ödenen maaş vb. ödemeleri resmi kayıtlarının dışına çıkarak vergi diğer sosyal güvenlik primlerinden kurtulma yolunu ya da fiilen ödenen tutarın kayıtlarda daha düşük gösterilerek daha az vergi ve diğer sosyal güvenlik prim ödemelerini düşürme yoluna gitmektedirler. Ancak halen devletin aldığı vergi ve prim oranları yüksektir. Örneğin bu yıl yani 2019 yılı için 2.020 TL çalışana ödenen net asgari ücret cetveli aşağıdaki gibidir;

Brüt Ücret 2.558,00 TL
Sigorta Primi İşçi Payı 358,12 TL
İşsizlik Sigortası Primi İşçi Payı 25,58 TL
Gelir Vergisi Matrahı
2.174,30 TL
Gelir Vergisi 326,15 TL
Damga Vergisi 19,42 TL
Kesintiler Toplamı 729,26 TL
Asgari Geçim İndirimi (Bekâr ve Çocuksuz) 191,85 TL
NET ÜCRET (Asgari Ücret + AGİ Dahil) 2.020,59 TL

İşçi asgari hakkettiği brüt ücretin çeyreğinden fazlasını vergi ödüyor.  Aynı şekilde bir işverende işçisine ödediği 2.020,59 TL’nin dışında aşağıdakileri ödüyor:

Asgari Ücret 2.558,00 TL
SGK Primi %15,5 (İşveren Payı) 396,49 TL
İşveren İşsizlik Sigorta Fonu 51,16 TL
İşverene Toplam Maliyeti 3.005,65 TL

Bir işçinin işverene asgari toplam maliyeti 3.005,65 TL
Bir işçinin asgari alacağı ücret 2.020,59 TL
Bir işverenin beher işçi için devlete ödeyeceği asgari ödemeler 985,06 TL

Yukarıdaki basit hesapta da görüldüğü gibi işçiye ödenen asgari brüt ücretin %33’lük kısım devlete vergi ve sosyal güvenlik primi olarak aktarılmaktadır (Muhasebeciler Sitesi, 2019)

Bu yüzden ülkelerin istihdam üzerindeki malî yük, kayıt dışı istihdamın artmasında son derece etkilidir. Sıklıkla değişen malî mevzuat, mevzuattaki karmaşık yapı, vergi kanunlarındaki muafiyet ve istisnaların sayısı, ücret gelirleri üzerindeki vergi yükü, sosyal güvenlik prim ödemeleri, malî konulardaki denetim eksiliği, bir işçinin işverene maliyeti gibi sebepler kayıt dışı istihdamı tetikleyen malî unsurlardır.
1.1.2 Sosyal ve Kültürel Nedenler
Ekonomik ve malî nedenlere ek olarak kayıt dışılığa zemin hazırlayan diğer bir sebep de sosyal ve kültürel nedenlerdir. Ülkenin sahip olduğu eğitim ve sağlık sistemi, demografik yapı, köyden kente göçlerdeki artış ve sonucunda ortaya çıkan çarpık kentleşme, nüfus artış hızının sebep olduğu işsizlik kayıt dışı istihdamı önemli ölçüde artıran nedenlerdendir. Emek piyasasındaki istihdam olanaklarının hızla artan nüfusu karşılamayışı ve bu çerçevede gelişen köyden kente hızlı göç ve çarpık kentleşmenin sonucu olarak niteliksiz işgücü ve emek sahiplerinin daha az ücretle ve sosyal güvenceye sahip olmaksızın çalışmaya razı olması sonucunda ortaya çıkan kayıt dışı ekonomik faaliyetler olduğu görülmektedir.
Özellikle kırsal kesimde yaşayanların eğitim seviyesinin düşüklüğü, tarımsal üretimdeki etkinlik ve verimlilik düşüklüğü ve hızlı nüfus artışı kırdan kente göçü zorunlu hale getirmiştir. Kırsal kesimlerde tarımda istihdam edilen çocukların düşük ücret ve kayıt dışı çalıştırılmaları çok sık rastlanılan bir durumdur. Kentlerde ise ayakkabı boyacılığı, yollarda araba camı silme, gazete ve su satıcılığı gibi marjinal işlerde yoğun çocuk istihdamı ile karşılaşılmaktadır. Sonuç olarak ülkemizde çoğu çocuklar hiçbir yasal güvence ve sosyal güvenlik sisteminin korumasından yararlanmadan, eğitim çağlarında yoğun bir şekilde ucuz işçi olarak çalıştırılmaktadır (Candan, 2007:36) 1.1.3 İdari ve Bürokratik Nedenler
Kayıt dışı istihdamın önemli nedenlerinden birisi de idari ve bürokratik nedenlerdir. Özellikle ülkemizde bir işletme açmak için işin mahiyetine göre yerel ya da merkezi idareye bağlı birçok farklı kurumdan izin alınması gerekmektedir. Bu durum işletmelerin kuruluş ve işletme maliyetlerini artırmakta ve kayıt dışılığı özendirmektedir (Kamalıoğlu, 2014:52). Vergi ve sosyal güvenlik mevzuatı ile çalışma hayatını düzenleyen kanunların uzun ve karmaşık yapısı kayıt dışı istihdama zemin hazırlamaktadır. Özellikle kanunların sıklıkla değişmesi, bireylerin ötesinde konunun uzmanlarının bile zorlandığı bir sorun olmaktadır. Kayıt dışı istihdama sebep olan bir diğer bir unsur etkili ve düzenli bir denetim faaliyetinin olmamasıdır. İşletmelerin geçmiş dönemlerde yapmış oldukları işlemlerin ve faaliyet dönemlerine ait işlemlerinin etkin bir şekilde denetlenememesi kayıt dışı ekonomik faaliyetlerin artmasına neden olmaktadır. Bu durum çalışma hayatını düzenleyen bakanlıklar ve kurumlar arasındaki iletişim ve koordinasyon eksikliği ile bireylerin vergi ödeme bilinci ve kayıt dışı istihdam üzerinde etkili olmaktadır. Tahsil edilen vergilerin uygun olarak kullanılmadığı yönünde oluşan algı veya bireylerin kamu idarelerine olan güvensizlik duygusu kayıt dışılığı artırmaktadır (Candan, 2007:53).
1.2 Türkiye’de Kayıt Dışı İstihdam Türleri
Kayıt dışı istihdam birçok şekilde yapılabiliyor. Bu bazen işçinin bilgisi dahilinde olabildiği gibi bazen de yalnızca işverenin bilgisi dahilinde yapılabiliyor. Özellikle kadınlar ile kaçak ve çocuk işçiler gibi kanunun çalışmasına izin vermediği gruplar kayıt dışı istihdama göz yummaktadırlar. Bu bağlamda kayıt dışı istihdamın türleri aşağıdaki kısımda açıklanmaya çalışılmıştır.

1.2.1 Sigortalıların Hiç Bildirilmemesi
Kayıt dışı istihdamın en yaygın görülen türü sigortalıların hiçbir kamu kurum ve kuruluşuna bildirilmemesidir. Bu kayıt dışı istihdam türü kendi iradeleri ile kayıt dışı çalışanlar ve çalışmaları kamu kurum ve kuruluşlarına hiç bildirilmeyenler olmak üzere iki şekilde olmaktadır.
Çalışanlar arasındaki bazı gruplar, işverenleri istese dahi Sosyal Güvenlik Kurumuna ya da vergi dairelerine belirli nedenlerle kayıt olmak istememektedirler. Kayıtlı olmak istememenin altında, bazı durumlarda ekonomik hak kayıpları, bazı durumlarda da yabancı kaçak işçilerde olduğu gibi sınır dışı edilme, icra takibinde olmaları ve benzeri nedenler bulunmaktadır. Kendi iradeleriyle kayıt dışı çalışmayı tercih eden gruplar yabancı kaçak işçiler, çocuk işçiler, SGK’dan çeşitli adlarla gelir elde edenler, işsizlik geliri elde edenler ve sosyal yardım ve hizmetten yararlananlardır (Karaarslan, 2011: 25).
Diğer bir kayıt dışı istihdam türü işverenin işgücü maliyetleri gibi çeşitli nedenlerle sigortalıyı hiçbir kamu kurum ve kuruluşuna bildirmemesi olarak ortaya çıkar. Bu kayıt dışı istihdam işçi ve işçinin bakmakla yükümlü olduğu ailesi bakımından olumsuz sonuçlar doğurur. Hiçbir kamu kuruluşuna kayıtlı olmayan işçi ve dolayısıyla ailesi de herhangi bir sosyal güvenlik hakkına da sahip olamaz.
1.2.2 Sigortalıların Çalışma Günlerinin Eksik Bildirilmesi
Bu kayıt dışı istihdam türünde çalışan Sosyal Güvenlik Kurumuna kayıtlı olmakla birlikte, prim ödeme gün sayısı az gösterilmektedir. Örneğin, sigortalı ayda 30 gün çalıştığı halde 15 işgünü ya da 25 işgünü gibi daha az süre çalışmış gösterilir.
1.2.3 Sigortalıların Ücretlerinin Eksik Bildirilmesi
İşverenlerin, daha düşük sigorta primi ve vergi ödemek amacıyla çalışanların ücretlerini eksik gösterilmesi kayıt dışı istihdamın bir diğer türüdür. Özellikle işverenler, sigortalı olmak isteyen işçilerini asgari seviyede sosyal güvenlik yardımları kapsamına alıp düşük tutarda sigorta primi ve vergi ödemek amacıyla bu yönteme sık sık başvurmaktadırlar. Kazanç tutarının Sosyal Güvenlik Kurumuna eksik bildirilmesi (ücretin düşük gösterilmesi) sigortalının emekli olduğunda daha düşük ücret ve tazminat almasına neden olmaktadır.
Bilhassa özel sektör ekseriyetle çalışanlarının günlerini tam yatırmasına rağmen asgari ücretten fazlasını göstermez. Bu çalışanın aleyhine bir durumdur.

  1. Kayıt Dışı İstihdam Edilen Gruplar
    Kayıt dışı istihdam hem malî hem de sosyo-politik açıdan sorunlar doğurmaktadır. Kamu maliyesi açısından devlet vergi ve gelirlerini toplayamayarak büyük gelir kaybına uğramaktadır. Sosyal politika açısından ise, isçiler çağdaş çalışma koşullarının gerisinde çalışmaya zorlanmakta, is ve sosyal güvenlik hukuku alanında sağlanmış haklardan mahrum bırakılmaktadırlar. Türkiye’de kayıt dışı çalışmak zorunda kalan temel grupların arasında kadınlar, çocuklar ve kaçak yabanılar bulunmaktadır.
    2.1 Kadın İşçiler
    Kayıt dışı istihdamın en yoğun olduğu kesim kadınlardır. Bilhassa kırsal kesimde bahçe ve tarlada çalışan kadınlarla, hizmet ve sanayi sektöründe çalışan kadınlar kayıt dışı istihdamın içinde yer almaktadır. Kayıt dışı istihdamda kadın isçilerin kayıt dışında çalışmalarının en önemli sebebi, kadınların sosyal güvenliğinin özellikle sağlık yönüyle sigortalı ya da emekli olan kocalarından, çocuklarından ya da anne ya da babalarından karşılıyor olmalarıdır. Kadınların çoğunlukla istihdam edildiği alanlar eve sanayiden iş alma, evde örgü, dantel, dikiş gibi parça başı ya da götürü işlerdir ki bu da kadınların evdeki islerinin devamı niteliğindeki islerdir. Kayıt dışı çalışma kadının ücretini düşürürken, sosyal güvenliği olmadan çalışma sebebiyle emeklilik hakları ellerinden alınmaktadır. Ev içinde hobi olarak başlatılan bir iş belli bir süre sonra gelir getiren ve bazen isçi çalıştırmayı gerektirecek kadar büyümektedir. Fakat çoğunlukla bu işler resmi kayıtlara geçmeden devam etmektedir.
    Türkiye’deki kadınların yarıya yakını tarım sektöründe, büyük ölçüde hiçbir kişisel gelir elde etmeden ve sosyal güvenceden yoksun biçimden “ücretsiz aile isçisi” olarak çalışmaktadır. Tarım dışı sektörde iş bulma şansını elde eden kadın ise kayıt dışı çalışmak durumundadır

2.2 Yabancı Kaçak İşçiler
Yabancı kaçak isçi bulunduğu ülkeye vatandaşlık tabiiyetiyle bağlı olmadan, mevcut yasal düzenlemelerle uygun oturma, çalışma ve yasal konaklama izni bulunmayan birey olarak tanımlanabilir.
Dünya nüfusunun hızla artması, gelişmekte olan ülkelerin vatandaşları arasında beklentilerin niteliğindeki yükselme, ucuz iş gücüne işverenlerin talepleri gibi sebeplerle yabancı kaçak isçilik gündeme gelmiştir. İşverenin resmi şartlarda isçi çalıştırması durumunda yasaların öngördüğü asgari ücret, sosyal güvenlik primi, vergi gibi zorunlulukları yerine getirmesi gerekmektedir. Oysa ki kaçak isçi çalıştırması durumunda isçilik maliyetlerinin düşmesi yanında işletmenin diğer işletmelere göre rekabet avantajı sağlaması söz konusu olmaktadır. Türkiye ekonomisi 1980’den itibaren dışı açılma sürecine girmiş ve bundan sonra yabancı iş gücüyle karşılaşır olmuştur. Bu yıllarda çevre ülkelerde meydana gelen siyasal ve ekonomik değişmeler, ülkemizin yabancı iş gücüyle karsı karsıya kalmasına ve buna bağlı olarak yabancı kaçak isçi sorununun büyümesine neden olmuştur.
Yabancıların Türkiye’yi çalışma alanı olarak görmelerinin birçok nedeni bulunmaktadır. Türkiye’de vize almanın ve kaçak yollarla girmenin kolaylığı, halkın yabancılara karsı hoşgörüsü, geçiş yollarında bulunması, Türkiye’yi yabancı kaçak isçilik bakımından cazip kılmaktadır.
Yabancı kaçak isçiler en kısa sürede en fazla parayı biriktirip ülkelerine geri dönme beklentisi içinde oldukları için en ağır çalışma koşullarını kabul etmektedirler. Kişiler kendi ülkelerinde yoksullukla mücadele ettikleri ve is bulamadıkları için, yabancı ülkelerde zor çalışma koşullarına ve düşük ücrete razı olmaktadırlar. Normal şartlarda yabancı kaçak isçiliğin tam istihdamın sağlandığı ekonomik ortamlarda bulunması gerekmektedir. Ama gerçek yasamda ülkemiz gibi yoğun işsizliğin yaşandığı ülkelerde de yabancı kaçak isçilik ortaya çıkmaktadır.

        Devamı Yarın

Bir Yorum Yazın