Unutmadık…

  • Haberin Tarihi: 17 Eylül 2015
  • Bu haber 645 defa okundu.
  • Bu Haberi Sosyal Medyada Paylaş:
  • Googleda Paylaş
  • Twitterda Paylaş
  • Facebookta Paylaş

Hayatın baharında bu hayata veda ettirilen civanları…
Rehin kalan ablaları, dedeleri, ağabeyleri …
Kitap okuyor diye günlerce dayak yiyenleri…
Ben Müslümanım diyenlerin nasıl da fişlendiğini…
Camilerimizin ezansız kaldığını…
Evlerimizin Kur’an’sız bırakılmasını…
Unuttuk…
Üniversite kapılarında joplanan kardeşlerimizi…
Vatani görevlerini yaparken ziyaretlerine gelen anneleri başı örtülüdür diye yemin törenine alınmayanları…
İnancından dolayı görev alamayan kardeşlerimizi de…
Türban takmak isteyenler Arabistan’a gitsin demeçlerini de unuttuk…
Sessiz sedasız yapılanları…
Yıllarca bizlere başka görünenleri…
Bizi aldatanları…
Allah’la(c.c) bizi aldatanları…
Başörtülüler giremez levhalarını…
Okulu birincilikle bitiren ama sırf başörtülü olduğu için ödül törenine çağrılmayan kardeşlerimizi…
Dinini öğrenmesin diye imam-hatip okullarını kapatanları…
Parası yok diye hastanelerde rehin kalanları…
Özgürlük adı altında yapılanları…
Daha akla gelmeyen, söyleyemediğim çok şey var. Yıllarca hasreti çektiğimiz bir sürü şeyin yavaş yavaş hayatımıza girmesi bizleri sevindirmeye başlamışken birilerinin gözüne mi battı bilmiyorum ama rahatsız oldukları kesin. Başkasının hayat hakkına saygı göstermediğiniz sürece sizler de saygı görmeyeceksiniz.
Yaşadığımız toplumun her ferdi bizim için önemlidir. Sevip sevmemede özgür ama saygı duymada mecburiyetimiz var. Saygının olmadı her yerde huzursuzluk baş gösterecektir. Bu ülkede yaşayan herkes şunu iyi anlamalı; bizlerin çok eskilere dayalı bir birlikteliğimiz, bir hukukumuzun olduğudur. Bu vatanın bekası için canlarını verenler aynı ırka veya aynı renge mensup değillerdi. Ama ortak bir noktaları vardı o da bu vatanın sahiplerinin birileri değil kendileri olduğu gerçeğinin farkındaydılar.
Kardeş olmayı becerdikleri için başarı kaçınılmaz oldu. Kazanılan her zaferin altında kardeşlik imzası vardı. Doğusu-batısı, kuzeyi-güneyi fark etmiyordu. Çünkü bu vatanın her karışı onlarındı.
Şimdilerde eksik kalan yanımız bu kardeşlik ruhudur. Bu vatanı başkalarına malzeme yapmamalıyız. Zararı sadece bizim göreceğimiz bir oyun oynanmakta. Bu oyunu bozmak bizim elimizdeyken neden başkalarının keyfi için her gün birkaç civanımızı toprağa veriyoruz?
Gaflet uykusundan uyanmayı nasip etsin Mevla. Saymakla bittiremeyeceğimiz bir geçmişimiz var. Neye yanmalıyız bilmiyorum ki…az mı çekti bu ülkenin insanları? sizler keyfindeyken bu hayatın bedel ödeyenler sizleri affetmeyecek. Gasp edilen haklarımızdan dolayı bizler de hakkımızı helal etmeyeceğiz.
Tek suçları Müslüman olan nice kardeşimizin görevlerine son vermelerini de unuttuk…
Namaz kılıyor diye tehdit teşkil eden kardeşlerimizin yıllarca ceza evlerinde tutulmalarını da unuttuk…
Bu günlere kolay gelinmedi. Bu günlerin kıymetini bilmeliyiz. Kıymetini bilmediğimiz nimetin elimizden alınacağını da unutmamalıyız.
Şeytana malzeme olmak akıl karı değil. Kardeşçe yaşanası bir ülke hepimizin hayali olmalı. Bu hayalin gerçekleşmesi hepimizin gayretiyle mümkün görünmekte. Tek başına başarı görülmemiştir. Sağduyulu olmalı. Ötekileştirmekle bir yere varamayız. Bizleri bir arada yaşamaya sevk eden değişmez ilahi kanunlara sahibiz. Bizler Müslümanız. Bunun üzerimizdeki ağırlığının farkında olarak hareket etme mecburiyetimiz var.
Yıllar öncesi varolan samimiyetimiz yara almış durumda. Bizler yokluk içerisindeyken bizler zor şartlarda yaşadıklarımızın haddi hesabı yoktu. Oysa bu kadar imkan ve maddi refahın içerisinde birbirimize yabancılaşmamız altı çizilmesi gereken bir nokta….nerde yanlış yaptık veya yapmaktayız? Bunu iyi hesaplayıp kaldığımız yola öyle devam etmeliyiz. Şımarmak bir Müslümana asla yakışacak bir davranış biçimi değildir.
Yüreğinde sevgi taşıyanlar ile yola devam etmeli…
Allah(c.c) aşkıyla yananların dostluğu bize lazım…
Unutmadık,

Unutmayacağız…
Selam ve dua ile…

 

Anahtar Kelime:

Bir Yorum Yazın