Uyan Müslüman!

  • Haberin Tarihi: 9 Temmuz 2015
  • Bu haber 814 defa okundu.
  • Bu Haberi Sosyal Medyada Paylaş:
  • Googleda Paylaş
  • Twitterda Paylaş
  • Facebookta Paylaş

Derdimiz; insanların onurlu bir yaşam sürdürmeleri için gönderilen Muhammed Mustafa’nın(s.a.s) bizlere bıraktığı emanetler doğrultusunda bir yaşam sürmektir. Lakin bizlere bunu fazla gören Allah(c.c) düşmanlarını ne yapacağımızdan ziyade onlara destek veren Müslümanları! ne yapacağımız ciddi bir sorun olarak karşımızda durmakta. Ve bizlerin ne yaptığı daha da önem arz etmekte. Durumun vahameti ortada.
Peygamberimizin(s.a.s) yaşantısından bizlere ne kaldı diye düşündüğümüzde elimizde kayde değer oranda pek fazla bir şeyin kaldığını söylemek bir hayli güç. Dostu Cebrail(a.s) olan, emin olan, merhamet dolu bir yüreğe sahip, rahmetenlilalemin olan bir peygambere sahip olmak herkese nasip olacak bir nimet değil. Bu nimetin kadrini bilmek kendini bilmektir. Kendini bilmek doğru yolda olduğumuza delalet eder.
Resulullahı (s.a.s) anlamadığımız sürece hayatımızdan asla lezzet almayacağız. Onu anlamak; örnekliğini hayatımızın her alanına yaymaktır. Resululahı model olarak almamız keyfi veya bizim tercihimiz değil. Bizatihi Allah(c.c) tarafından bizler için sunulmuş büyük bir ikramdır. Model olarak birilerini seçeceksek bu Resulullah’tan(s.a.s) başkası olmamalı ve olamaz da. Bu bize de yakışmaz. Çünkü bizler Allah’a (c.c) teslim olduğumuzu iddia ediyorsak bunu ispat etmek gibi bir derdimiz olmalı.
Eskiden Allah’tan(c.c) alıkoyacak pek fazla bir şey yoktu ama şimdilerde bizleri Allah’tan(c.c) alıkoyacak çok şey icat edildi. Ve buna çok ciddi anlamda rağbet var. Müslümanları oyalayacak taktikler icat ediyorlar. Bunun için de en fazla bizlerden istifade ediyorlar. En büyük desteği bizden finanse ediyorlar…
Futbol, televizyon, internet, cep telefonu, lüks yaşam, konfor v.s. bizlerin hayatını kendi hayatlarına feda ettiler bundan haberimiz bile olmadı. Gündelik yaşantımızda kendimizi bile ihmal edecek seviyede zamanımızı bizden çaldılar. Herşeyin görselliğini cazip kılıp araştırmaktan, okumaktan bizi alıkoydular. Artık kimse kitap alıp okumak derdini unuttu. Ödünç bile kitap alınmıyor. Varsa da istisnadan ileri gitmiyor.
Gündemi onlar oluşturuyor. Bizlere düşen bu gaflet uykusundan uyanmamızdır. Kaybettiğimiz çok şey var ama unutmayalım ki kazanacak daha çok şey var. Bizleri aldattıkları yeter. Şeytan yetmiyormuş gibi bir de iki ayaklı şeytanlar ve yandaşlarıyla uğraşmak zorundayız. Hem de bunu bir görev olarak görmeliyiz. Asla ateşkes yok. Ne şeytanla ne nefsimizle ve ne de şeytanın yandaşlarıyla…
Uyanma zamanı hem de öyle bir uyanmalı ki artık gözümüze, yüreğimize uyku girmemeli. Hep uyanık olmalı düşmandan gelecek tehlikeyi fark edip berteraf etmeli. Bunun için yüreğimizi ortaya koymamız lazım.
Saldırıların hepsi İslamın zarar görmesi için planlanmakta. Müslümanların bir gün bile rahat yüzü görmelerine bile gönülleri razı değil. Allah’ın dinine düşmanlık besleyip bunu her fırsatta dinlendirenleri bizim alkışa boğmamız beklenemez. Duracağımız yeri bilmeliyiz yoksa ayağımız kayar sonra elimizden tutan da olmayacak.
İslam en büyük derdimizdir.
Selam ve dua ile…

Anahtar Kelime:

Bir Yorum Yazın