“Verem önlenebilir ve tedavi edilebilir bir hastalıktır”

  • Haberin Tarihi: 7 Ocak 2020
  • Bu haber 1365 defa okundu.
  • Bu Haberi Sosyal Medyada Paylaş:
  • Googleda Paylaş
  • Twitterda Paylaş
  • Facebookta Paylaş
“Verem önlenebilir ve tedavi  edilebilir bir hastalıktır”
  1. Verem Eğitim ve Farkındalık Haftası etkinlikleri, Mardin İl Sağlık müdürlüğünde yapılan toplantı ile başladı.
    Mardin İl Sağlık Müdürü Uzm. Dr. Saffet Yavuz başkanlığında 73. Verem Haftası açılış toplantısı yapıldı. Toplantıya Kamu Hastaneleri Hizmetleri Başkanı Uzm. Dr. Murat Sinanoğlu, Halk Sağlığı Hizmetleri Başkan Yardımcısı Dr. M.Selim Ünverdi, Tüberküloz İl Koordinatörü Dr. Günay Kuzeyıl, Bulaşıcı Hastalıklar Birim Sorumlusu Uzm. Dr. Çiğdem Ünsal ve Dr. Sıtar Güneş ile Bulaşıcı Hastalıklar Birim çalışanları katıldı. Tüberküloz il durum değerlendirme sunumu yapıldı.
    İl Sağlık Müdürü Yavuz, “06-11 Ocak tarihleri arasında hafta boyunca tüm ilçelerimizde tüberküloz eğitimleri ve etkinlikleri düzenlenecektir” dedi.
    Sağlık Müdürlüğünden yapılana yazılı açıklamada Verem hastalığı ile ilgili bilgiler verildi: “Verem Eğitim ve Farkındalık Haftası” 1947 yılında kutlanmaya başlamıştır.
    Her yıl Ocak ayının ilk Pazar gününden başlayan haftada kutlanan “Verem Eğitim ve Farkındalık Haftası’nın amacı verem konusunda toplumun bilgilendirilmesi ve bu hastalığa bütün kesimlerin dikkatinin çekilmesidir.
    Bu amaçla; sempozyumlar ve konferanslar düzenlenir, okullarda kompozisyon ve resim yarışmaları yapılır, vatandaşa hastalıkla ilgili eğitim verilir, afiş ve broşürler dağıtılır, yazılı ve görsel basına bilgi verilir.

TÜBERKÜLOZ HASTALIĞININ ETKENİ
Tüberküloz yavaş çoğalır, kültürde 2-6 haftada üreyen ve oksijenli ortamda yaşayan bir basildir. Asit ile boyayı vermediğinden aside dirençli basil (ARB) denilir.

TÜBERKÜLOZUN BULAŞMASI
Tüberküloz basili hava yolu ile bulaşır.
Basilin kaynağı, tedavi görmemiş veya düzenli tedavi görmeyen aktif akciğer ve larinks tüberkülozu olan hastalardır.
Hasta insanlardan öksürme ve hapşırma ile ortama yayılan mikrobun solunum yolu ile alınması sonucu bulaşır.
Tedavi edilmeyen her hasta yılda 5-15 kişiyi enfekte eder.
Balgam yayması pozitif olan ve akciğerinde kavitesi bulunan hastalar daha fazla basil saçarlar.
Basil kaynağı (TB hastası) ile karşılaşma süresi, ortamın genişliği ve havalanması basilin bulaşmasında önemlidir.
En çok hastanın aile bireylerine ve yakın çalışma arkadaşlarına bulaşma olur.
Tedavi ile basil sayısı çok kısa sürede azalır. Hastaların çoğunda ortalama 2-3 haftada bulaştırıcılık yok olur.

TÜBERKÜLOZ ENFEKSİYONU VE HASTALIĞI
Tüberküloz enfeksiyonu ve tüberküloz hastalığı birbirinden farklıdır.
Tüberküloz enfeksiyonuvücutta tüberküloz basilinin sessiz durduğu ve adeta hapsedildiği bir durumdur.
Tüberküloz enfeksiyonu basilin vücuda girmesinden sonra 8-10 haftada tüberkülin deri testinin (TDT) pozitifleşmesi ile kendini gösterir.
Tüberküloz enfeksiyonu olan kişilerin yaklaşık %5-15’inde yaşamlarının bir döneminde tüberküloz hastalığı gelişme riski vardır.
Tüberküloz hastalığı; tüberkülozla ilgili klinik belirti ve bulguların ortaya çıktığı duruma denilir.
Hastalığın gelişmesine yol açan, vücut direncini düşüren, bağışıklığı etkileyen hastalıklar ve etkenler vardır. HIV/AIDS vücut direncini en çok düşüren hastalıktır. Bunun dışında başta diabetes mellitus, kronik böbrek yetmezliği, bazı kanserler, ilaç ve alkol bağımlılığı, tütün kullanımı, silikozis olmak üzere bazı kronik hastalıklar da vücut direncini düşürür. Bebek ve çocuklarda vücut direnci düşük olduğundan hastalığa yakalanma riski fazladır.
Tüberküloz hastalığı saç ve tırnak hariç tüm doku ve organları tutabilir, tuttuğu doku ve organa göre bulgu ve belirti gösterir, ancak en çok akciğerlerde görülür (%60-70). Hastalığın tuttuğu diğer organlar arasında en sık görülenler; plevra, lenf bezleri, kemikler, böbrekler ve beyin zarlarıdır (menenjit).

TÜBERKÜLOZ HASTALIĞININ BELİRTİLERİ
Genel yakınmalar: Halsizlik, iştahsızlık, kilo kaybı, çocuklarda kilo alamama, ateş, gece terlemesi vb. olabilir.
Solunum sistemi yakınmaları: Öksürük, balgam, öksürükle kan tükürme, göğüs-sırt-yan ağrısı, nefes darlığıdır.
Larinks tüberkülozu ses kısıklığı yapabilir.
Diğer organları tutan tüberküloz hastalığında ilgili organa ait bulgular olabilir (lenfadenopati, hematüri, eklemde şişlik vb.).
İki- üç haftadan uzun süren ve non-spesifik antibiyotik tedavisi almış olmasına rağmen klinik yanıt alınamayan öksürükte tüberküloz hastalığından şüphelenmek gerekir.

TÜBERKÜLOZ TANISI
Tüberküloz hastalığının kesin tanısı, balgamda verem mikrobunun gösterilmesi ile konulur. Basilin mikroskopta gösterilmesi ya da kültürde üretilmesi gereklidir.
Hastanın semptomları ve röntgen bulguları, hastalıktan şüphelenmeyi sağlar. Semptomlar yavaş gelişir.
Akciğer tüberkülozu akciğer röntgen filminde bazı belirgin değişikliklere yol açar. Bu değişiklikler doktorun tüberkülozdan şüphelenmesine yol açar.
Tüberküloz tanısında kullanılan deri testi (TDT) vücutta mikrobun olduğunu gösterir. Tüberküloz enfeksiyonu veya tüberküloz hastalığı olabilir. Bu konudaki değerlendirmeyi ilgili doktor yapar.

BİLDİRİM VE KAYIT
Tüberküloz, bildirimi zorunlu bir hastalıktır. Tüm sağlık kurum ve kuruluşlarında tanı konulan hastaların 24 saat içinde ilgili ilçe sağlık müdürlüğüne/toplum sağlığı merkezine bildirilmesi gereklidir.
Tanı konulan tüm tüberküloz hastaları verem savaş dispanserinde kaydedilir.

TÜBERKÜLOZ HASTALIĞININ TEDAVİSİ
Ülkemizde tüberküloz tedavisi ücretsizdir.
Tüberküloz tedavisi standarttır. Bu standart tedavi, hastanede yada dispanserde aynı şekilde düzenlenir.
Yeni tüberküloz hastalarının tedavisinde standart tedavide genellikle iki ay 4 farklı ilaçla ve dört ay 2 ayrı ilaçla olmak üzere 6 aylık tedavi uygulanmaktadır.
Tedavide kullanılan bütün ilaçlar verem savaşı dispanserlerinden ücretsiz verilir.
Tedavide verilen ilaçların düzenli içilmesi çok önem taşır. Çünkü hastaların bir kısmı tedaviyi terk etmekte ve toplumda basil saçmayı sürdürmektedirler.
Hastanın ilaçlarını içtiğinden emin olmak için her doz ilacı bir sağlık personelinin veya başka bir görevlinin gözetiminde içirtmek en uygun yoldur. Buna doğrudan gözetimli tedavi (DGT) denilir.
Tedavinin dispanserde ya da hastanede başlanması gerekir. Aylık takiplerinin de dispanserde yapılması uygundur. Tedaviyi sonlandırana kadar özenle sürdürmek gerekir.

TÜBERKÜLOZ HASTALARINA YÖNELİK PSİKO-SOSYAL VE NAKDİ YARDIM
Tüberküloz, birey ve toplumda sağlığın yanı sıra, ekonomik ve psiko-sosyal kayıplara da neden olmakta, tedavi uyumu ve uzun süreli tedavilerin sürdürebilmesi için sosyal ve ekonomik destekler verilmesi gerekmektedir.
Bakanlığımız ile Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı arasında 12.12.2017 tarihinde yapılan protokol çerçevesinde “Psiko-Sosyal ve Mali Kayıp Yaşayan Tüberküloz ve SSPE Hastalarına Yönelik Düzenli Nakdi Yardım Programı” başlatıl-mıştır. Program kapsamında eko-nomik ve sosyal güçlükler yaşa-yan tüberküloz hastalarımıza 2018 yılı Ocak ayından itibaren nakdi yardım verilmeye başlan-mıştır” denildi.

Anahtar Kelime:

Bir Yorum Yazın