Yerli tohum ile domateste yüksek verim

  • Haberin Tarihi: 7 Ağustos 2019
  • Bu haber 204 defa okundu.
  • Bu Haberi Sosyal Medyada Paylaş:
  • Googleda Paylaş
  • Twitterda Paylaş
  • Facebookta Paylaş
Yerli tohum ile domateste yüksek verim

Ekonomik sıkıntılardan dolayı Karacabey’deki işini bırakıp memleketi Mardin’e dönen Çiftçi Murat Abak (45), köyünde ektiği yerel domates tohumlarıyla yüksek verim aldı.
4 ay önce tekrardan köyünde çiftçiliğe başlayan Abak, 20 yıllık çiftçilik tecrübesini sürdürmek için yerli tohum şirketlerinden A-Z tohumun da desteği ile tekrardan üretime başladı.
Abak, yerli domates tohumundan aldığı yüksek verimi köylülere ve çiftçilere örnek olması ve domates üretiminin artması için üretici firma ile tarla günü etkinliği düzenledi.
Çiftçi Murat Abak, “Daha önce ben Bursa’nın Karacabey ilçesinde sanayi tipi üreticilik yapıyordum. O tecrübeye dayanaraktan Mardin’e yerleştikten sonra bu işi yapmaya başlarım. Gördüğünüz gibi ürettiğimiz mahsullerde, yerli çeşitler önem veriyoruz. Yerli çeşitlere önem vermemizin sebebi bölgede sofralık diye bahsettiğimiz hazır tüketilen, kışa saklanmayan konservelik olmayan gündelik tüketim üzerine üretim yapıyoruz. Burada bu mahsulün piyasası var ve de memnunuz. Burada yerli tohumu Mardin’de ilk defa ekiyorum.”
Domateste yüksek verim almanın en temel özelliklerinkinden birinin yerli ve milli olmasının yanında, ekilen domateslerin ilacına, gübresine, arazisine ve suyuna dikkat ederek daha çok verim alabileceğini belirten Abak, topraktan sökülen bir domates kökünde yapılan sayımda 147 adet domates meyvesinin çıktığını ve kök başına 25 ile 30 kilogram arasında verim aldıklarını belirtti.
“Deneme amaçlı ektiğimiz bir mahsulden çok yüksek verim almamız bizi bile hayretler içerisinde bıraktı” diyen Abak, şöyle konuştu: “Mezopotamya’nın verimli topraklarından dönüm başına 30 ton domates aldık. 1 dönümüne bin 100 kök üzerinden konuşuyoruz, bunun neredeyse 3 ile 4 tonu çıkma diye tabir ettiğimiz salça yapacağımız ürün olacak. Bu ürünü de sofralık diye satacağız bundan biz 15 ile 16 ton almayı düşünüyoruz en az. Beklediğimiz bu şekilde eğer bir verim alabilirsek ve bunu Mardin’in geneline yayarsak şu garantiyi de verebilirim Mersin’den, Antalya’dan, Adana’dan kurtulmuş oluruz. Yerli domates tohumunu biz şuan 25 dönüm üzerinde ektik. Çevre köylerin de teşvikiyle biz bunu bin ile bin 500 dönüme çıkarırsak Mardin’in tamamına hatta bölge illerine Diyarbakır’a, Şanlıurfa’ya, Batman’a, Siirt’te, Bitlis’e, sevkiyatı biz yapabiliriz. Şuanda bölge olarak biz tamamen dışa bağımlıyız, bilhassa domates konusunda. Domatesi biz tamamen Mersin’e, Antalya’ya, Adana’ya bağlıyız. Buda maliyetleri yükseltiyor. Biz domatesi pahalıya yiyen illerden bir tanesiyiz. Çünkü yol nakliye masrafı biniyor, zayiat masrafı biniyor, komisyon masrafı gibi sebeplerden dolayı domatesi biz bütün ülke genelinin tamamından en pahalı yiyen il olarak Mardin’iz biz. Başka yerden bize 1,5-2 liraya buraya gelirse bizim soframıza 3,5-4 liradan gelir. Ama biz bunu burada üretirsek biz bunu 1,5 liraya satsak bile bu sofraya 2,5 lira olarak yansır. Esnafın ve pazarcının koyduğu fire payı çıktıktan sonra 1 lira üzerine biner, 4,5 lira ile 2,5 lira arasında çok yüksek bir fark var, sofraya ekonomiye yansıyan.”
Bölgedeki işsizlik ve mevsimsel işçilere değinerek domates üretiminin çok iş isteyen bir iş olduğunu söylenen Abak, “Bizim bu bölgede işsizlik çok fazla, domates üretimi de çok işçi isteyen bir iştir. Yani 17 tonu toplamak için en az 25 yevmiye lazım 1 dönüm arazi için, 2 yevmiye çapa için lazım 27 yevmiye oldu, 2 yevmiye dikim için lazım ettim 29, sulamaya 2 yevmiye lazım oldu 31 yevmiye. Yani her dönüm başına en az 30 yevmiye hesap edersek 5 bin dönüm yer ekilirse buda Mardin’de ki işçilerin ihtiyacını karşılar, yani 5 bin dönüm arazi için 150 bin yevmiye yapıyor. Bizim gayemiz bölgemizdeki ihtiyacın yüzde 100’ü olmasa bile yüzde 20-30-40’ını biz üretsek bile hem dışardan bize domates az gelir, hem de dışarıya giden işçi sayımız azalır.”
Bütün amaçlarının yerli tohumu sahiplenmek, üretmek destek olarak aldıkları yüksek verimi yaymak olduğunu dile getiren Abak, “Birinci amacımız bu olsa bile bizim ekonomik ve sosyal kalkınma amacımızda var, vatandaşlarımızın işsiz kalmalarını önlemek ve herkesin kendi evine bir parça ekmek dahi olsa götürmesini sağlamak için iş kapısını açmak. Bursa’da çalıştığım zaman Mardin ilçelerinden 200 ile 250 kişiye yakın mevsimsel işçi benim yanıma çalışmaya geliyorlardı ve halende geliyorlar. Ben burada aldığım verimi Bursa’da alamadım. Mardin’de çok yüksek verim aldık. Aldığımız verimin şokundayız. Domateslerin olgunluk dönemine daha 45-50 günlük bir süresi var. Şuan tarlada yaptığımız araştırmada, 25 tonun çokça üzerindeyiz.”

“Yerli tohum devletimizin önem verdiği bir konu”
Antalya’da tohum üretimi yapan Ziraat Mühendisi Ali Uzun da, Mardin Artuklu ilçesine bağlı Eroğlu köyünde yaklaşık 25 dönümde köy domatesi çeşidi ektiklerini belirtti.
Bölgede genel olarak köy domatesi çeşidi ektiklerini söyleyen Uzun, şöyle dedi:
“Köy domatesi oturak olarak ekiliyor, 1 dönüme 60 santim ara ile ara üzeri, sıra arası 110 santim arayla bin 100 adet bitki dikiliyor. Biraz önce sayım gerçekleştirdik, bir bitkiden 147 adet meyve verdi. Bunun her birini 200 gramdan hesapladığımızda kök başına 30 kilogram verim alıyoruz. Dolayısıyla 1 dönümde 30 ton alıyoruz.”
Normal şartlarda en az 20 tonun ürün aldıklarını ifade eden Uzun, “Mezopotamya topraklarının, suyunun, havasının bir hassa çok yağışlı olmaması, nem düzeyinin domatesin isteğine uygun olmasından dolayı çok güzel bir verim aldık. Ektiğimiz çeşit köy domatesi çeşidi olduğu için halkın damak lezzetine uygun bir çeşit. Buranın şöyle bir alışkanlığı var yol boyunca satış noktaları var ve burada hep yerel çeşitler satılıyor, hallerde, manavlarda, marketlerde. Dolayısıyla bu çeşit Mardin’in domates ihtiyacını karşılayabilecek potansiyele sahip, burada onu gördük.”
Yerel tohumların kullanımının artması ve yayılması için biz firmaların ve devletin desteklerinden bahseden Uzun, “Devletimizde zaten destek veriyor sertifikalı tohuma kullanımına, çiftçi kayıt sistemine kayıtlı çiftçiye dönüm başına pirimler gibi ve onun haricinde özel projelerle Avrupa Birliği fonları var. Biz firma olarak yapacağımız destek sınırlı ama devletin desteklerinden yararlanmak için Tarım il ve ilçe müdürlüklerinde ki mühendis arkadaşlara çiftçilerimiz müracaat edebilir.”
Uzun, “Yerel tohumu burada gördüğünüz gibi çok önemli, kendi toprağımızın çeşidini, kendi toprağımızda ve kendi çiftçimizle buluşturduk. Yani hem milli öz sermayemiz Türkiye içerisinde kalsın, hem daha yüksek verim alalım, hem de damak lezzetimize uygun lezzetler yiyelim. Bu açıdan yerel tohum devletimizin önem verdiği bir konu” dedi.

Anahtar Kelime:

Bir Yorum Yazın