Zorunlu Eğitim mi? Olgunlaşma Süreci mi?

  • Haberin Tarihi: 2 Aralık 2015
  • Bu haber 774 defa okundu.
  • Bu Haberi Sosyal Medyada Paylaş:
  • Googleda Paylaş
  • Twitterda Paylaş
  • Facebookta Paylaş

Eğitim-öğretim ne içindir sorusuna tam bir cevap vermekte zorlandığımız için değerlendirirken de kriterlerimiz farklı oluyor.

Birçok kişi diyor ki, “Oku, adam ol” bu tespit hoş güzel de, adam olmaktan kasıt ne? orası sıkıntılı.

Adam olmak;

İyi insan olmak,

İyi vatandaş olmak,

Dünyevi ve uhrevi meselelerde yeteri derecede bilgi sahibi olmak, tabi ki helal kazanç ile geçimini sağlamaya çalışmak, yaratana karşı sorumluluğunu yerine getirmek akla gelmeli, ne yazık ki bu vasıflardan birincilik dünya kazancına veriliyor. Gerisi teferruatta kalıyor.

Bazen falanca adamın işi nasıl? Diye sorulduğunda İyi cevabı veren kişi yedi örnek verse yedisi de dünyadaki kazancıyla ilgilidir.

Eğer adam yetiştirmeye niyetimiz varsa bu konuda kendimizi sorgulamalıi, eğitim öğretimize çeki düzen vererek onurlu insan yetiştirmek için zemin hazırlamalıyız.

Bu münasebetle,

Sınıf öğretmenliğini bir kariyer mesleği haline getirip, öğrencilerimizi nitelikli bir tarzda yetiştirmeliyiz. Bunun için iman, edep, marifetle barışık ehli secde kimselerin öğretmen olması lazım.

İster inanın ister inanmayın dağa bağa çıkan Kürt çocuklarının kahır ekseriyeti; boş öğretmenlerin boş öğrencileridir. Malum boş insan ancak eline silah alarak kendini ispat edebilir. Eskiden üniversite sınavını kazanamayan, kapasitesi düşük kimselerin uzman çavuşluğa talip oldukları gibi, elhamdulillah şimdi o eski uygulama yok, ama şimdi de sıra Kürt çocuklarına geldi.

Ayrıca üniversitelerimizde yetersiz ırkçılık/milliyetçilik nitelikleriyle hocalığını sürdüren kimi insanlar da kimi Kürt gençlerine hatta Kütçe bilmeyen Kürt gençlerine “sizin ne işiniz var üniversitede? siz en iyisi dağa çıkın” diyecek kadar defolu kimselerdir. İnanmıyorsanız bir araştırma yapın Elazığ/Fırat üniversitesinden yüzlerce gencimizin dağa çıktığını göreceksiniz maalesef.

Ben eğitim öğretimle ilgili derdimi dünyadan bir örnek vererek izah edeceğim. Alman’ların benzer şahsiyete sahip kimseler olduğunu biliyoruz öyle ki “Alman gibi alman” ifadesi onlar için kullanılıyor, neden mi? Alman eğitim sisteminde ilk öğretim on yıl zorunludur. Bu on yılda;

Alman dili,

Alman dini,

Alman tarihi,

Alman Kültürü,

Dersleri her yıl mecburidir, onun dışındaki dersler tercihli olup isteyen istediği dersi alabiliyor. On yıl boyunda bu dört ders alınınca ortak bir bilgi, vatandaşlık adına ortak bir değer oluşuyor.

Bizde çağdaş, medeni, şahsiyeti oturmuş nesiller yetiştirmek istiyorsak buna benzer bir tarzda çocuklarımızı yetiştirmeliyiz, diye düşünüyorum.

Allah aşkına soruyorum biz bu şekilde kendine güvenen insan yetiştirmek için ne yaptık/yapıyoruz.

Tarihimizi doğru örettik mi? Hayır!

Dinimizi doğru öğrettik mi? Hayır!

Kültürümüzü iyi öğrettik mi? Hayır!

Dilimizi de Kültürümüzden kopardık öyle ki “teşekkür” yerine “mersi” bize daha cazip geliyor, değil mi?

Vay dostum vay! Kim ne hakla bu halkın genetiğiyle oynuyor anlamakta zorlanıyorum.

Hem niye zorunlu eğitim diyerek vatandaşa sıkıcı hale getiriyoruz bunun yerine “tekamül/Olgunlaşma eğitimi” diyemez iyim? Peygamberimiz Hz.Muhammed(ASS) “7 yaşına kadar çocuklarınızı sevin, 14 yaşına kadar eğitin, ondan sonra da onlarla istişare edin” demiyor mu?

Gerçi son birkaç yılda bazı gelişmeler olmadı değil, Kur’anı Kerim ve Siyerünnebi derslerinin okullara girmesi, Osmanlıca derslerinin isteyen öğrenciye verilmesi hayra alamettir diye düşünüyorum.

Şahsiyet, şasiyet… şahsiyetli vatandaşlarımız olsun gerisi teferruattır bence, ne dersiniz?

Selam ve saygılarımla

Anahtar Kelime:

Bir Yorum Yazın